YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4809
KARAR NO : 2008/536
KARAR TARİHİ : 29.01.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine mevduat alacağı olarak icra takibine giriştiğini, oysa davalının dava dışı … A.Ş. lehine rehin sözleşmesi imzaladığını ve bu firma lehine verilen teminat mektuplarına kefil olduğunu, bir kısım riskin devam ettiğini icra takibinde talep edilen 12.678.000.000 TL asıl alacağın itiraz edilmeyen 11.700.000.000 TL’ lik kısmının icra dosyasına yatırıldığını, icra takibinde istenilen faizin yerinde olmadığını ileri sürmüş ve 978.000.000 TL ana para ile 6.391.825.000 TL birikmiş faizden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile İİK.’ nun 72/ 4 maddesi gereğince alacağın geç tahsilinden dolayı % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece rehin borçlusu olan davalının 978.000.000 TL’ lik kısım yönünden riskinin devam ettiği, bir başka ifade ile bu miktar bakımından alacak hakkının doğmadığı, davacı bankanın bu miktar ve buna yürütülen faizi ödemekle yükümlü olmadığı, davacı icra dosyasına 11.700.000.000 TL yatırdığından söz konusu talebin de konusunun kalmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, icra dosyasında talep edilen 978.00 YTL ana para ve buna işletilen 6.391.82 YTL faizden davacının borçlu olmadığının tespitine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya temel alınan icra takibinde asıl alacak ile birlikte takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takipten sonrası için de faiz talebinde bulunulmuştur. Davacı borçlu, asıl alacağın bir kısmını takipten sonra ödemiş, bir kısım asıl alacak ile işlemiş faiz yönünden iş bu menfi tespit davasını açmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmış ve her iki bilirkişi raporunda da davalının faiz alacağı bulunduğu saptanmıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden menfi tespit talebinin tümüyle kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.