YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/514
KARAR NO : 2007/2969
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
Davacı … vek. Av. … ile davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vek. Av. … aralarındaki alacak davası hakkında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 20.09.2006 gün ve 207-422 sayılı hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, 31.7.1990 tarihinde müvekkilinin davalı bankadan 100 adet … Holding A.Ş ve 200 Adet Koç Yatırım A.Ş. hisse senedi aldığını ve saklanması talimatı verdiğini, bir süre sonra Alarko Holding A.Ş. hisse senedi bedellerini sattırdığını, 1996 yılında bankaya başvurduğunda Koç Yatırım A.Ş. hisse senetleri hakkında bilgi alamadığını, 1999 yılında böyle bir hisse senedinin olmadığı, ama adına Garanti Kıymet Yatırım Fonunda 525.000.000. TL hisse senedi göründüğünün bildirilmesi üzerine bankaya ihtarname çektiklerini ileri sürerek, 52532 hisseye ulaşması gereken hisse senetlerinin aynen iadesi, aksi halde 04.08.2000 tarihi itibariyle 2.048.748.000.TL’nin reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın yazısına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının kazanılmış hakları da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve fondaki hisseler karşılığı olarak 1.490.755.680 TL’ nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava değeri, 2.048.748.000 TL’ dır. Mahkemece, davacı lehine hükmedilen miktar 1.490.755.680 TL olduğuna göre davacının temyize konu ettiği miktar karar tarihi itibariyle yasada öngörülen kesinlik sınırının altındadır.
Zira, 21.07.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.090.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacının temyizi yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2- Davalı vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmişse de; katılma yolu ile temyiz, asıl temyize sıkı sıkıya bağlı olup davacının temyiz istemi kesinlik sınırı nedeniyle reddedildiğinden davalının katılma yolu ile temyiz isteminin de reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, 26.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.