Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5705 E. 2007/10134 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5705
KARAR NO : 2007/10134
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı …Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Asıl ve birleşen davalar sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı … Bankası AŞ. vekili dava dışı borçluya ait 666 parsel sayılı taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinin ilk haczi koyan … 1. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenmesi gerektiğini, davalı … Dairesinin alacağının tahsil zamanaşımına uğradığını, öte yandan bu alacağın miktarının da araştırılmadan sıra cetveline alındığını; davalı alacaklı vekiline öncelik verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi ile alacaklarının kamu alacağı vasfı kazanmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığı gibi, 3.992,79 YTL olarak belirlenen ipotek alacaklarının limiti aşan kısmı bakımından 150/c şerhi tarihi olarak tapuda görünen 14.10.1994 tarihinin haciz tarihi olarak kabulü gerektiğini ileri sürerek bu parsel için düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dışı borçluya ait 711 ve 712 parsel sayılı taşınmazlar için düzenlenen sıra cetveline yönelik itirazında da davacı banka vekili aynı iddialarına ek olarak, sonraki tarihli işçi alacaklarının müvekkili banka alacaklarının önüne geçirilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş; birleşen dosya davacısı şirket vekili de işçi alacaklarına öncelik verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, İcra ve İflas Kanunu’nun 140/II nci maddesi yollamasıyla davalı işçi alacaklarının aynı yasanın 206 ncı maddesine göre birinci sırada olduğu, avukatlık ücretinin de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bulunduğu; … Vergi Dairesinin alacağı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında olmakla, hacizden sonra satış istenmesi için yasal bir süre öngörülmediği ve bu itibarla sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı … Bankası AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Sıra cetveline itiraz eden alacaklının, şikayet sonucunda sıra cetvelinin iptal edilmesi halinde, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde dikkate alınabilecek bir haczi (veya bir hakkı) bulunmalıdır. Somut olayda davacı bankanın 25.12.1996 tarihli haczi dikkate alınmış
ise de, bu haciz İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110 ncu maddeleri uyarınca düşmüştür. Ne var ki davacının 22.01.2003 günlü haczi, 04.11.2004 günlü satış istemi nedeniyle ayaktadır. Davanın çözümünde ve özellikle önceliğin belirlenmesinde davacının bu haczinin dikkate alınması gerekir.
2- İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ncı maddesinde sayılan imtiyazlar iflas halinde mutlak biçimde uygulanırsa da, haciz yolu ile takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinde, ancak aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara karşı ileri sürülebilir. Bu durumda mahkemece davalı işçilerin alacakları bakımından anılan yasanın 100 ncü maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği, bir diğer anlatımla davalı işçilerin davacı banka ile aynı derecede hacze iştirak edip edemeyeceği değerlendirilmek suretiyle ve yukarıdaki ilke gereğince bir karar verilmek gerekir.
3- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166 ncı maddesine göre, avukat kendi çalışmasıyla müvekkilinin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para yahut alınacak mallar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkını haizdir.
Ne var ki, bedeli paylaşıma konu taşınmazın alacaklı … ve vekili Av. M. … bakımından yukarıdaki şartları sağladığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
4- Davacı vekili dava dilekçesinde davalı … alacağının zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımın kesen sebeplerden birinin mevcut olmadığını iddia etmiştir (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.102, 103). Davacının bu iddiası usulünce incelenmeden oluşturulan hüküm, eksik incelemeye dayalıdır.
Diğer taraftan, davalı … Dairesinin alacağının zamanaşımına uğramadığı anlaşılacak olursa, haczin va’zedildiği tarihteki alacak tutarına satış tarihine kadar işletilecek faizin eklenmesiyle bulunacak miktar kadar alacağın tahsilinde dikkate alınabileceği, hacizden sonra tahakkuk eden vergi alacaklarının, önceki tarihli haciz kapsamında değerlendirilemeyeceği ilkesi de gözetilerek yaptırılacak hesap sonucunda bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.