Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5832 E. 2007/9162 K. 25.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5832
KARAR NO : 2007/9162
KARAR TARİHİ : 25.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava bonolardan ve vekalet ücretinden sorumlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine, 15.000,-USD. tutarlı borcun 5.783,-YTL.lik kısmının ödendiğinin; kalan borcun 9.217,-USD. olduğunun ve 750,-YTL. vekalet ücreti ve masrafın ödenmediğinin tesbitine, anılan yabancı para borcunun ödenmesi halinde dava konusu edilen ipoteğin fekkine ve asıl alacak üzerinden hesaplanan % 40 oranındaki (3.686,-USD) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389 ncu maddeleri uyarınca hüküm istek sonuçlarından her biri hakkında verilen kararla, taraflara yüklenen borç ve taraflara tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt doğurmayacak şekilde yazılması lazımdır. Mahkemece kararın hüküm kısmında davanın reddine denildikten sonra, bir kısım alacak için menfi tesbite karar verilmesi açıklanan bu ilkeye aykırıdır.
2- Şarta bağlı olarak hüküm kurulamaz. 9.217,-USD. tutarlı borcun ödenmesi halinde taşınmaz üzerinde davalılar lehine tesis edilmiş bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesi doğru değildir.
3- Menfi tesbit davasında tazminata hükmedebilmek için davacının ihtiyati tedbir kararı almak ve bunu infaz ettirmek suretiyle alacağın tahsilini geciktirmesi gerekir. Somut olayda bu şekilde alınmış bir tedbir kararı bulunmadığı, diğer bir anlatımla davacıların tazminatla sorumlu tutulamayacağı hususunun gözden kaçırılması doğru olmadığı gibi, tazminatın yabancı para birimiyle belirlenmesi de kabul şekli itibariyle hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.