YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/609
KARAR NO : 2007/5991
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 10.6.2004 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını ve sipariş edilen mallara karşılık olmak üzere de 3 adet çekin verildiğini, davalının siparişleri karşılamadığını beyan ederek, 3 adet çek ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davalı ile 10.6.2004 tarihli sözleşme arasında başlayan ticari ilişkileri bulunduğunu, çeklerin sipariş karşılığı değil borca karşılık verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında 10.6.2004 tarihi öncesinden başlayan ticari ilişki bulunduğu davacının 2002 yılı mutabakatına göre 8952 Euro borçlu olduğu ve borcun ödendiğinin ve çeklerin teminat olarak verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kural olarak çek bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir.
Davacı taraf, çeklerin bayilik sözleşmesi gereği sipariş edilen malların bedeline mukabil olarak verildiğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır.
Davalı savunmasında çeklerin satılan mal bedeline karşılık olarak alındığı beyan edilmiştir.
Taraflar arasında bayilik ve bu bağlamda mal alışverişi dışında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi tarafından incelenen davalı ticari defterlerine göre, davalının davacıya 16.10.2002 tarihinde 7.160.YTL 27.7.2003 tarihinde 8.115.YTL, 5.1.2004 tarihinde 12.312 YTL mal satışı yaptığı kaydı mevcut ise de, davalı defterleri usulüne uygun tutulmadığından lehine delil olarak değerlendirilemez, ancak aleyhine delil olarak değerlendirilebilir.
Davacı taraf ise sunduğu bir kısım belgeler ile davalının banka hesabına havale yaptığını bildinmiş ve makbuzları dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece davalının ticari kayıtlarında yer alan satış miktarı., davacının sunduğu ödeme makbuzları ve 2002 yılı sonunda yapılan mutabakat metninin tamamı gözetilerek, başka bir anlatımla taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin boyutu incelenerek konusunda uzman bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak, yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.6 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.