YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6139
KARAR NO : 2007/10510
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vek Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi sözleşmelerindeki kefaletin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin bankaya borçlu şirketlerin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, bankaya 21.12.2000 tarihinde ihtarname gönderilerek durumun bildirildiğini ancak bankanın ihtarnameye cevap vermediğini belirterek kefalet sorumluluğunun sona erdiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili kredi sözleşmesinin 29.maddesinde kefillerin BK.nun 493 ve 494.maddelerindeki kefaletten kurtulma haklarından feragat ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre 5.4.2000, 3.5.2000 ve 1.6.2000 tarihli toplam 62.000.000.000.TL’lık kredi sözleşmelerindeki kefalet imzasının davacının eli ürünü olduğundan, davalı bankanın kat ihtarında da davacı kefilin kefalet limitini 62.000.000.000.TL olarak gösterdiğinden ve kefaletten kurtulma şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 14.6.2004 tarihli (grafolog) bilirkişi raporunda üç adet kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının davacının eli ürünü olduğunun belirtilmesine, BK.nun 493 ve 494.maddelerinin emredici nitelikte bulunmadığından kefilin anılan yasa hükümleri ile kendine tanınan haklardan başlangıçta vazgeçmesinin mümkün olmasına ve alacaklı ile borçlu arasındaki kredi ilişkisinin sona ermediği, borcun ödenmediği anlaşıldığından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.