YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6297
KARAR NO : 2007/10175
KARAR TARİHİ : 15.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraf şirketler arasında akdedilen 21.04.1998 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalı firmaya 20.000.00 YTL tutarında teminat senedinin firma hissedarı ve yetkilisi olan diğer davalı … namına düzenlenip verildiğini, davacının taahhüdünü yerine getirirken davalının son anda sözleşmede yer alan malın bir kısmını almak istemediğini, bunun kabul edilmemesi üzerine talebini kabul ettirmek için 20.000.00 YTL tutarlı teminat senedi ile icra takibine girişip, fiili haciz yaptığını, davalıların bu suretle baskı yapıp, sözleşme şartlarını istedikleri gibi değiştirip, ilk sözleşmeyi tamamen ortadan kaldıran 27.11.1998 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, ancak icra takibine devam edildiğini, teminat senedinin kambiyo senedine mahsus yol ile takibe konu edilemeyeceği gibi sözleşmeye uyan davacının verdiği teminat senedi karşılığı hiçbir borcu olmadığından, takibe konu senet ile borçlu olunmadığının tespitine, % 40’ dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya konu senedin teminat senedi olmayıp, davacının davalılardan …’ den aldığı borç para karşılığı olduğunu, davalı şirkete mal teslim borcunun ise yerine getirilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, sözleşmeler, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra takibine konu 05.10.1998 vade tarihli, 20.000.00 YTL bedelli senetten dolayı davacının davalıya 12.671.73 YTL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 7.328.26 YTL hakkındaki istemin reddine, İİK.’ nun 72. maddesi uyarınca kötüniyetli takip nedeniyle % 40 oranında olan 5.068.69 YTL kötüniyet tazminatının davalı …’ den alınıp, davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti isteğine ilişkindir. Dava konusu bonoda davalı şirketin herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı şirketin davada pasif dava ehliyeti yoktur. Husumet, re’sen gözetilmesi gereken konulardandır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması isabetsizdir.
Davacı, davalı şirket ile aralarında akdedilen 21.04.1998 tarihli sözleşmede öngörülen edimlerin teminatı amacıyla dava konusu senedin verildiğini iddia etmiştir. Davalı … ise anılan sözleşme ile ilgisi bulunmadığını ve senedin davacıya verdiği borç para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur.
Gerçekten 21.04.1998 tarihli sözleşme taraf şirketler arasında imzalanmıştır. Davalı …’ nin anılan sözleşmede taraf sıfatı bulunmamaktadır. Öte yandan 21.04.1998 tarihli sözleşme daha sonra yine taraf şirketler arasında düzenlenen 21.11.1998 tarihli ikinci sözleşme ile ortadan kaldırılmış ve ilk sözleşme hükümleri ibra edilmiştir. Dava konusu senedin tanzim tarihi 15.09.1998’ dir. Yani ilk sözleşmenin yapıldığı 21.04.1998 tarihinden sonraki bir tarihi taşımaktadır. Bu itibarla senedin ilk sözleşmedeki teminat senedi olduğu iddiasının kabulü doğru görülemez. Kaldı ki ikinci sözleşmenin imzalandığı tarihte dava konusu olan bu senede dayalı icra takibi bulunduğu halde ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin ibrasından bahsedilmiş olmasına rağmen anılan icra takibinden hiç söz edilmemiştir. Dava konusu senedin ihdas nedeni bölümünde “ nakten” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece az önce açıklanan hususlar da gözetilerek senedin ihdas nedenini talil eden davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.