YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6312
KARAR NO : 2007/9059
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı birleştirilen alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı- davalı vekilince duruşmasız, davalı – davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl … ile davalı vek. Av. …’ in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan … ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı … tarafından açılan asıl dava ile yine … tarafından açılan 2001/ 37 Esas sayılı dava ve … tarafından açılan 1998/ 764 Esas sayılı davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 25.04.2001 tarihli karar ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı 03…..2002 tarih 1972- 4216 sayılı Dairemiz kararı ile davacı yararına “istasyon inşaatı için yapılan masrafın talep edilip edilemeyeceği tartışılmadan hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrası açılan 2002/ 567 esas sayılı dava dosyası da dosya ile birleştirilmiş ve asıl davanın ve 2002/ 567 sayılı davanın kısmen kabulüne, 1998/ 764 ve 2001/ 37 esas sayılı davaların reddine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizce sadece 2002/ 567 esas sayılı dava yönünden hüküm bozulmuştur.
Yine bozma sonrası açılan 2004/ 718 Esas sayılı dava birleştirilerek temyiz itirazlarına konu 25.04.2007 tarihli hüküm temyiz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yargı süreci dikkate alındığında açılan davaların bir kısmının kesinleştiği ve hükmün sadece 2002/ 567 ve 2004/ 718 Esas sayılı “munzam zarara” yönelik davalar için kurulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki mahkemece, daha önce kesinleşmiş olan davalar hakkında da hüküm tesis olunduktan sonra yargılama giderine hükmedildiği gibi, birleşen davaların bağımsız nitelikleri gözden kaçırılıp 2004/ 718 sayılı dava hakkında bir hüküm tesis olunmamış olması doğru görülmemiştir.
3- Davacı … yönünden adı geçenin munzam zarar talebinin avans faizi ile tahsilini talep ettiği ve tarafların tacir olduğu dikkate alınmadan reeskont faizine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı …, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı …’ a ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.