Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6483 E. 2008/2170 K. 07.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6483
KARAR NO : 2008/2170
KARAR TARİHİ : 07.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan şirket vekilince duruşmasız., diğer davalı … … vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen emlak komisyon sözleşmesi kapsamında müvekkilinin fatura içeriğine konu komisyon alacağının davalılarca ödenmemesi üzerine aleyhlerine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlar, % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı Ö. … yönünden itirazın kısmen iptaliyle takibin 5.349.21 YTL üzerinden yasal faiz işletilerek devamına, anılan tutarın % 40’ ı oranında 2.139.68 YTL icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık gayrimenkul tellallığı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
B.K’ nun 404/3. maddesi uyarınca gayrimenkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup öngörülen yazılı şekil şartı ispat değil geçerlilik şartıdır. Bu hususun mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Yazılı olarak yapılması yasada öngörülen ve taraflara karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren bir sözleşmenin hukuken geçerlilik kazanabilmesi, borç yüklenentarafların imzalarının bulunması ile mümkündür. Sadece bir tarafın imzalamış olduğu belge hukuken tek taraflı irade açıklaması niteliğini taşır ve hakkın esasına yönelik bulunan şekil eksikliği nedeniyle tarafları bağlayıcı bir sözleşme olarak kabul edilemez. Somut olayda delil olarak dayanılan belge tek tarafın imzasını taşımakta olup, diğer tarafın imzası bulunmadığından geçerli bir tellallık sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.