YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6713
KARAR NO : 2008/94
KARAR TARİHİ : 17.01.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirketin ortaklarının … ve …. olduğu ve her iki ortağın da şirket kaşesi altına atacağı imzalar ile münferiden şirketi temsile yetkili oldukları noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı … 22.08.2002 tarihinde davacı şirket ve şirket ortağı… hakkında 300.000.-USD.nın tahsili için icra takibi yapmış, borcun sebebi olarak da elden verilen nakit para gösterilmiştir. Davacı şirket yetkilisi ve aynı zamanda takipte borçlu olarak gösterilen… 22.08.2002 tarihinde hem şirket, hem de şahsı adına borcu kabul ederek ödeme emrini tebellüğ etmiştir.
Dava, davacı şirketin münferiden temsile yetkili İsmail Ceyhan tarafından şirket adına açılan ve davalıya borçlu olunmadığının belirlenmesini içeren menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, şirketin davalıya borcu olmadığını, şirket ortağı… ile …’ın birlikte hareket ettiğini, alacağın hiçbir belgeye dayanmadığının ispat külfetinin davalıda olduğunu iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin villa inşaatı yaptığını, şirket ortaklarından…’nın müvekkilinden 300.000.-USD. borç aldığını ve karşılığında bono verdiğini, paranın villa inşaatında kullanıldığını, şirket ortağı…’nın borcu inkar etmediğini ve icra dairesinde borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiş, yargılama sırasında 15.04.2002 tanzim tarihli 20.10.2002, 20.11.2002 ve 20.12.2002 vadeli 90.000.-USD.+ 90.000.-USD. ve 120.000.-USD.lik üç adet bono ibraz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davalının ibraz ettiği ve şirket kaşesi üzerinde şirketi münferiden temsile yetkili…’nın imzasının yer aldığı bonolarla davalının alacağını kanıtladığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde borcun sebebi olarak elden verilen nakit para gösterilmiş ve ilamsız takip yapılmıştır.
Menfi tespit davası sırasında davalı alacağını kanıtlamak için şirket kaşesi üzerinde şirketi münferiden temsile yetkili bulunan…’nın imzasının bulunduğu üç adet bono ibraz etmiştir.
Davacı vekili, elden nakit para verdiğini kanıtlayamayacağını anlayan davalının diğer şirket ortağı… ile anlaşarak üç adet sahte bono düzenlediğini, gerçekte bono olsa idi icra takibinde de bonolara dayanılması gerektiğini, bonolardaki şirket kaşesi ile şirketin gerçekte kullandığı kaşenin farklı olduğunu, sahte bono düzenledikleri için … ve… hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını belirterek hazırlık soruşturmasının sonucunun beklenmesini istemiştir.
İmza sirkülerine göre, şirket yetkilisinin şirket kaşesi üzerine atacağı imza ile şirketin ilzam edileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda bonolarda kullanılan kaşe ile şirketin daha önce kullandığı kaşelerin farklı olduğu, başka bir anlatımla bonolardaki kaşenin şirket kaşesi olmadığı yönündeki savunma üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan öte yandan bonolarla ilgili savcılığa yapılan suç duyurusu hakkındaki hazırlık soruşturmasının akıbeti araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.