YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6717
KARAR NO : 2008/214
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, icra takibine konu edilen senedin davalının ortak miras bırakanı …’ın terekesindeki miras hakkından vazgeçmesi için teminat amacıyla verildiğini, bu senede dayanılarak girişilen takibin haksız olduğunu ileri sürmüş ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların müşterek murisi…’dan kalan malların gelirinden davacı tarafın yararlandığını, müvekkilinin miras payına karşılık söz konusu senedin verildiğini, iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece takip ve davaya konu bononun davalının miras hakkından feragat etmesi karşılığında davacı yanca düzenlendiği konusunda ihtilafın bulunmadığı, hal böyle olunca bononun illetten mücerretliği prensibinin somut olayda uygulanamayacağı, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin miras payı devri sözleşmesi olup, bunun da asgari yazılı şekilde yapılması gerektiği, bu konuda yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi resmi şekilde de mirasın taksim edilmediği, sözlü olarak yapılan miras payının devri sözleşmesinin geçersiz olduğu, borç doğurucu nitelikte bulunmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen bononun da borç doğurmayacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne, takip konusu bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu için % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.