Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6733 E. 2008/546 K. 29.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6733
KARAR NO : 2008/546
KARAR TARİHİ : 29.01.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, 14.07.2006 keşide tarihli çeki müvekkilinin iyiniyetli olarak davalının ödeme yapacağı düşüncesi ile beklettiğini, davalı ödeme yapmayınca TTK.’ nun 644. maddesine dayanılarak girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmüş ve takibin yapıldığı Konya İcra Dairesi’ nin yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.’ nun 50. maddesi uyarınca para ve teminat borcu için takip hususunda HUMK.’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. HUMK.’ nun 9/2. maddesinde “ davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılacağı “ hükme bağlanmıştır. Anılan hükmü icra takiplerine uyarladığımızda aleyhine takip yapılanlardan birinin ikametgahı mahkemesinde icra takibine girişilebileceği anlaşılmaktadır. Yeter ki, sırf davalılardan ( icra takibinde aleyhine takip yapılanlardan ) birini kendi mahkemesinden ( icra dairesinden) başka bir mahkemeye ( icra dairesine) getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılmış olmasın.
Somut olayda dava konusu çek nedeniyle keşideci ve cirantalar olmak üzere dört kişi aleyhine Konya İcra Dairesi’ nde takibe girişilmiştir. Aleyhine takip yapılanlardan ikisinin ikametgahı Konya’ dadır. Bu durumda mahkemece İİK.’ nun 50. mad. yollaması ile HUMK.’ nun 9/2. mad. hükmü üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davalı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirmediği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.