Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6837 E. 2008/349 K. 24.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6837
KARAR NO : 2008/349
KARAR TARİHİ : 24.01.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete Genel Ticari Kredi Sözleşmesi gereğince kredi kullandırdığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere de ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmesinde temerrüde düşüldüğünden hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine de icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptali, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, icra dosyası, toplanan delillere göre davalının icra takibinde talep edilen tutarda borcu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 275. maddesine göre, hakim çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş almalıdır. Davalı-borçlu vekili, icra takibinde talep edilen alacağın tamamına itiraz etmiştir. Mahkemece, Genel Ticari Kredi Sözleşmesi banka kayıtları, ihtarname celp edilip konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece, tarafların tüm delilleri toplanarak konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden borçlunun takip tarihi itibariyle borcunun belirlenmesi için ayrıntılı ve Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, B.K.nun 104/son maddesine aykırı şekilde takipten sonrası için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması ve davanın kabulüne karar verildiği halde davalının karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulmaması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.