YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6848
KARAR NO : 2007/10941
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
Davacı … … Kireç San.ve Tic.A.Ş vek.Av.Bahattin Uncu ile davalı … Genel Müdürlüğü vek.Av…. aralarındaki sözleşmeye müdahele davası hakkında hakem heyetince verilen 9.5.2007 gün ve 462 değişik iş sayılı hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesince Dairemize gönderilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, 1996 yılında taraflar arasında çamurlu sahalarda üretilen doğalgazın satımı konusunda bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmede doğalgazın fiyatının 0.095 Dolar m3 olarak tespit edildiğini, bir yıllığına yapılan sözleşmenin 10 yıl süreyle bir defa ek protokol yapılarak uygulandığını, bu sürede bir defa tahkim yoluna başvurulup fiyatın uyarlanmasının talep edildiğini, 2001 yılındaki ekonomik krizden sonra yapılan uyarlama talebinin kabul edilmediğini, 10.2.2002 tarihli protokolle doğalgaz alımının 2.500.000 m3’e düşürüldüğünü, 18.10.2002 tarih ve 24910 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına dair Tebliğin 1.maddesinde doğalgaz için serbest piyasa fiyatının esas alınacağının hükme bağlandığını, davalının bütün koşulları değiştirilmiş bir sözleşme hazırlayarak imzalanmasını talep ettiği, bunun için müvekkiline 16.9.2006 tarihine kadar süre verdiğini, sözleşmenin imzalanmaması halinde doğalgaz sevkini keseceğini ve sözleşmeyi feshedeceğini bildirdiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten beri iyiniyetli alıcı olan ve tüm faturaları düzenli ödeyen müvekkilinin doğalgazla çalışan sistemi başka bir sisteme çevirmesi halinde ağır bir maliyetle karşı karşıya kalacağını, yeni sözleşme metninin mevcut sözleşmenin 11.maddesi hükmüne aykırı olduğunu, azami tüketim miktarları aşıldığında zamlı bedel uygulanmasının makul ve alışılmış bir satış politikası olmadığını, yeni sözleşmenin 21.maddesi ile sadece davalıya fesih hakkı tanındığını, bu hükmün hukuka ve piyasa ekonomisi kurallarına aykırı bulunduğunu yeni sözleşmede yer alan arıza halinde uygulanacak fiyatın hakkaniyete aykırı bulunduğunu, yeni sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı hükümler içerdiğini, davalının rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemlerinin hakim durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Devletin kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımı teşvik edip, destek sağladığını, kamu kurumu olan davalının doğalgaz fiyatına 3 kat zam yapmasının Devletin bu amacı ile bağdaşmadığını, müvekkili şirketin yapısı, üretim şartları ile piyasa ve rekabet koşullarının başka bir kaynaktan enerji teminine imkan vermediğini, bu durumun davalı ile kurulan sözleşmeyi devam ettirmek zorunda bıraktığını, müvekkilinin ıztırar halinde olduğunu, aşırı karlılık durumuna geçen davalının edimi ile davacı edimi arasında açık nispetsizlik bulunduğunu, taraflar arasında sözleşme serbestisi olsa bile müvekkilinin sözleşme yapmak zorunda olması ve davalının bu durumdan yararlanarak sözleşmeye kendi lehine ağır şartlar koymasının MK.nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sözleşmenin imzalanmaması halinde davalının doğalgazı keseceğini bildirdiğini bu durumun müvekkili açısından ticari yıkım sonucunu doğuracağını ileri sürerek mevcut sözleşmeye devam edilmesine, bunun mümkün olmaması halinde taraflar arasında sağlanacak karşılıklı mutabakatla yeni bir sözleşme oluşturulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğunu, müvekkili ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında vesayet ilişkisi bulunduğunu, doğalgaz satış fiyatının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 23.6.1992 tarih ve 21263 sayılı Tebliğine göre belirlendiğini, müvekkilinin 15.8.2006 tarihli yazı ile yeni sözleşmenin imzalanmasını, aksi halde 17.maddenin yürürlüğe gireceğini bildirdiğini, davacıya yeni sözleşmeyi kabul etmemesi şartına bağlı fesih bildiriminde bulunulduğunu, davacının 24.8.2006 tarihli yazı ile değişikliği kabul etmeyerek sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak davranışta bulunduğunu, sözleşmenin 24.2.2007 tarihinde feshedilmiş sayılacağını, müvekkilinin fesih hakkını kullanırken neden göstermek zorunda bulunmadığını, 18.10.2002 tarih ve 24910 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliği ile 23.6.1992 tarihli Tebliğde değişiklik yapıldığını, doğalgazın serbest piyasa koşulları ile oluşan satış fiyatının emsal alınacağı hükmünün getirildiğini, müvekkilinin Enerji Piyasası Denetleme Kurulunun 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 11.maddesine dayanarak çıkardığı Doğalgaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 13.maddesine uymak zorunda olduğunu, EPDK’nun belirlediği üst sınırın altında satış sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunmadığını, müvekkilinin mevcut sözleşmede değişiklik yapmak niyetinde olmadığını, sözleşmeyi 17.madde uyarınca feshederek yeni sözleşme için icapta bulunduğunu, davacının bu icabı kabul etmediğini, yeni sözleşme taslağı ile ilgili iddiaların dava ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Hakem Heyetince davacının sözleşmenin devam edilmesine karar verilmesini istemiş ise de, bu talebini fesih bildiriminin geçersizliğine dayandırmadığı, sözleşmeye göre davalının neden göstermeden sözleşmeyi feshedebileceği, feshin MK.nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olmadığı, sözleşme yapma zorunluluğunun piyasa ekonomisinin hakim olduğu hukuk sistemlerinde bu yapıdan doğabilecek bazı sakıncaları ve özellikle ekonomik gücün kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla öngörüldüğü, sözleşme yapma zorunluluğunun mevcut olduğu hallerde sözleşme yapmaktan kaçınmanın hukuka aykırı davranış olduğu, doğalgaz satışının söz konusu olduğu yerde başka bir arz bulunmadığı ve 12 km uzunluğundaki boru hattı davalıya ait olması nedeniyle sözleşme yapma zorunluluğu bulunsa bile davalının sözleşme yapmaktan kaçınmadığı, davacıya imzalanmak üzere yeni sözleşme gönderdiği yeni sözleşme imzalanmadığından hakemin sözleşmeye müdahalesinin söz konusu olamayacağı, doğalgaz satış fiyatının normatif kurallara aykırı bir fiyat üzerinden davalının sözleşme yapmaya zorlanamayacağı, davalının sözleşmeyi geçerli bir fesih beyanıyla sonlandırdığı gerekçesiyle 6.9.1996 tarihli sözleşmenin 24.2.2007 tarihi itibariyle sona ermiş bulunduğuna, davalının sözleşme yapma zorunluluğunun olmadığına, sözleşmenin tekrar oluşturulması talebinin yerinde bulunmadığına, davalının hakemine ve üçüncü hakeme ödediği 15.400 YTL’nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakem kararlarına karşı temyiz sebepleri HUMK.nun 533.maddesinde gösterilmiştir.Hükme göre temyiz incelemesi istenebilecek temyiz sebepleri şunlardır;
1-Tahkim süresinin bitiminden sonra karar verilmiş olması (HUMK. M.533/I-1),
2-Hakemlerce talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması (HUMK.m 533/I-2).
3-Hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan bir mesele hakkında karar vermiş olmaları (HUMK.m.533/I-3),
4-Hakemlerin iki tarafın iddialarından her biri hakkında karar vermemiş olmaları (HUMK. M.533/I-4).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu, tarafların tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlemelerini öngörmeleri halinde, hakemler bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda olduğundan, bunlara aykırı karar vermelerinin temyiz sebebi oluşturduğunu kabul etmiştir. (İBK, 28.1.1994, 4/I).
Davacı tarafça ileri sürülen hususlar yukarıda açıklanan temyiz nedenlerine girmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 13.5.1964 tarih, 1/3 sayılı kararına göre hakemler kendi ücretini belirleyemez. Sözleşmede tarafların hakemlerine ödediği ücretin kendilerine ait olduğu, üçüncü hakemin ücretinin yarı yarıya paylaşılacağı hükme bağlanmıştır.
Üçüncü hakemin alacağı ücret sözleşme ile kararlaştırılmadığından hakemlerce üçüncü hakem ikinci için tayin edilmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır. Ayrıca davalının hakemine ödediği ücretten sözleşme hükmüne aykırı olarak davacının sorumlu tutulması da isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.