Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/69 E. 2007/2868 K. 23.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/69
KARAR NO : 2007/2868
KARAR TARİHİ : 23.03.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de davanın miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketin davalı bankadan 15.000.000.000.TL. kredi kullandığını, karşılığında teminat amaçlı boş bir bono verildiğini, borca karşılık faiziyle birlikte 19.300.000.000.TL. ödeme yapıldığı halde, davalının bonoyu 10.000.000.000.TL. üzerinden doldurularak takibe konu etmek istediğini belirtmek suretiyle, bonodan dolayı müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında davalı yanca başlatılan takip üzerine davacılar vekili müvekkillerince 6.119.877.640.TL. ödeme yaptığını belirterek, bu tutarın faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2004/6008 E, 12935 Karar sayılı 22.12.2004 tarihli ilamıyla bozma kararı verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, takibe konu edilen bonodan dolayı davacıların davalıya 8.453.02 YTL borçlu olmadığının tesbitine davacıların fazladan ödedikleri 4.029.55 YTL’nin değişen oranlar uygulanmak suretiyle 10.5.2001 olan ödeme tarihinden itibaren yürütülecek %70 oranında avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğine göre kabul ve red oranları gözetilerek yargılama giderlerinin paylaştırılmak suretiyle taraflardan tahsili gerekir. Mahkemece yapılan hesaplama sonucu davalı yanca yapılan yargılama giderlerinden davacının sorumlu olacağı 276.93 YTL.lik kısmın davacıdan alınması gerekirken davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının dokuzuncu parağrafının üçüncü satırındaki “giderlerinin” kelimesinden sonra gelen “davalıdan” sözcüğünün hükümden çıkartılmasına ve yerine “davacıdan” kelimesinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.