YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7215
KARAR NO : 2008/2192
KARAR TARİHİ : 07.03.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı … vekili cevabında, müvekkilinin kefil olduğu miktarı ödediğinden davalı yana borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Diğer davalılar vekili cevabında, müvekkillerinin kefaletten rücu ettiğini ve davacı banka tarafından bunun kabul edildiğini, müvekkillerine gönderilip, tebliğ edilmiş bir kat ihtarı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalı şirket ile …’in ayrı ayrı kefalet limitleri 80.000.00 YTL olup,bu miktardan ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları, kat tarihine kadar sağlanan tahsilatların sorumlu oldukları miktarların çok üzerinde olduğu, kefaletten rücu eden ve bu yöndeki iradelerini davacı bankaya tebliğ olunan bu davalıların kefaletten sorumlu oldukları miktarların ödenmesiyle kefalet sorumluluklarının sona erdiği, davalı … .’ın 16.3.1999 tarihli genel kredi sözleşmesine 45 ve 58.madde hükümlerinin kendisini bağlamayacağı yönünde şerh düşüldüğü, sözleşmenin 45.5 maddesinde müşterinin bankaca kesilen cari hesap veya hesapların borç bakiyelerinin tamamen ödenmesi halinde de sözleşmeye aynen devam edildiği, 58.maddesinde bu sözleşmenin önceki kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir cüzi olduğunun belirtildiği, bu maddelere şerh konulmakla ve bankanın yetkili temsilcisinin bu şerhi de kabul ederek sözleşmeyi imzalamasıyla münhasıran bu sözleşmeye dayanılarak kullandırılan kredinin kapanması halinde sözleşme işleminin sona ereceği ve bu sözleşmenin önceki sözleşmelerle ilişkisinin kesildiğinin kabulü gerektiği, adı geçen davalının kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun 5.5.1999 tarihinde kapatıldığı,teminat olarak bankaya verilen senedin de geri alındığı, bu durumda sözleşme şartlarına göre sadece 162.000.00 YTL kredi için kefil olunup, bu borcun ödenmesiyle de davalının kefaletinin sona erdiği davalıların tazminat isteminin koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kefil olan davalı şirket ve …’in kefaletlerinin sona erdirilmesi konusunda davacı bankaya başvurdukları ve bankanın 26.3.1999 tarihli cevabi yazısı ile 8.1.1999 tarihli 50.000.000.000TL’lık sözleşmeye ilişkin talebin kabul edilip, kefaletlerinin sona erdirildiği bildirilmiştir. Ancak adı geçen kefillerin imzası bulunan 8.8.1997 tarihli 30.000.000.000.TL’lık sözleşme ile ilgili olarak talebin kabul edildiğine ilişkin olarak bankanın yazısına rastlanılmamıştır. Mahkemece bu yön üzerinde durulup, araştırma ve inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ.Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 07.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.