YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7256
KARAR NO : 2007/10466
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz- terkin davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müflis Komili … A.Ş.’nin iflâs işlemlerinin yürütüldüğü 2002/7 sayılı dosyada 118’inci sırada kayıtlı alacağın mükerrer ve fahiş olduğunu belirterek sıra cetvelinden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu vergi alacağı olduğu için bu tür davaları görmeye vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı şirketin vergilerin iptali konusunda aynı tarihlerde … Vergi Mahkemesine dava açtığını, bu davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre müflis şirketin vergi borcunun 446.354.86 YTL olduğu, sıra cetveline kaydedilen 550.424.570.000. TL’den düşülen vergi miktarından kalan 104.069.71 YTL’nin davacı şirketinin tasfiye payına tahsisine artan kısmın diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, davacının şirketin bu davaya konu vergi alacaklarının iptali için … Vergi Mahkemesinde dava açtığını, vergi miktarı konusundaki uyuşmazlığın henüz sonuçlanmadığını savunmuş; 5/5/2007 tarihli bilirkişi raporunda da davalının savunmasını doğrulayacak şekilde “…alacak konusu vergi cezasının Vergi Usul Kanunu’nun 366’ncı maddesi uyarınca tebliğinden sonra müflis şirketin dava açma veya uzlaşma talep etme yetkisi bulunduğu, … söz konusu vergi borcunun henüz kesinleşmemiş olduğu” belirtilmiştir.
Somut olayda vergi miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu, bir kısım vergi kalemlerinin henüz kesinleşmediği, bu tür işlemlere karşı başvurulabilecek yasal yolların bulunduğu, vergi mahkemesinde açılan davaların devam ettiği bilirkişi raporundan ve davalının savunmasından anlaşılmaktadır. Vergi alacağının doğumu, miktarı ve gerçekliği gibi konularda uyuşmazlıkların çözüm ve tartışılma yerinin vergi mahkemeleri (idari yargı) olması nedeniyle, bu konuda açılmış davaların bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca Komili Holding A.Ş. tarafından … Muhakemat Müdürlüğü’ne karşı aynı nitelikteki vergi alacağı için aynı mahkemede görülmekte olan 2004/486, 2005/53 E. sayılı dosyalar arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45’inci maddesine göre, “davaların aynı vakıa ve hukukî sebeplere dayanması ve konularının da aynı olması nedeniyle bağlantı bulunduğu” gözetilmeden, dosyaların ayrı ayrı incelenerek karara bağlanması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.