Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7366 E. 2008/4361 K. 25.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7366
KARAR NO : 2008/4361
KARAR TARİHİ : 25.04.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket tarafından dava dışı … Dört Ltd.Şti. aleyhine Bursa 9.İcra Müdürlüğünün 2005/1185 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, söz konusu icra dosyasında müvekkiline 1.haciz ihbarnamesi 4.3.2005 tarihinde tebliğ edildiğini, takip borçlusu ile ilgili olarak çeşitli zamanlarda müvekkilinin uhdesinde alacak tahakkuk ettiğini, muaccel hale gelen alacakların müvekkiline muhtelif icra dosyalarından tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerine göre icra dosyalarına yatırıldığını, yapılan ödemelerin diğer dosyalara bildirildiğini, müvekkilinin uhdesindeki tüm hak ve alacakların ödendiğini, dava tarihi itibariyle müvekkilinin uhdesinde hiçbir hak ve alacak kalmadığını iddia ederek davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, 3.kişi davacıya tebliğ edilen 1.haciz ihbarnamesine verilen cevapta, ihbarnamenin tebliğ tarihi olan 4.3.2005 tarihi itibariyle takip borçlusunun kendilerinden 22.623.40 YTL alacağı olduğu bildirilmesine rağmen icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacıya 22.3.2005 tarihinde 2.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnameye verilen cevapta paranın Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2005/1756 sayılı dosyasına ödemeler yapıldığından 2005/1185 sayılı dosyaya ödeme yapılamadığının belirtildiği, davacı şirketin kendisine göre sıra cetveli yapamayacağı gibi haczedilen istihkakların üzerine konulan diğer hacizlere ait dosya numaralarının derhal icra müdürlüğüne gönderilmesi ve sıra cetvelini de icra dairesinin yapması gerektiğini, bu durum dikkate alınarak davacı şirkete 3.haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacının yasal olmayan usule aykırı işlemleri nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, ödemelerin usulsüz olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davalı şirketin alacaklı olduğu icra dosyasında 3.şahıs olan davacı şirkete 1.haciz ihbarnamesi 7.3.2005 tarihinde tebliğ edilip, verilen cevapta takip borçlusunun 22.623.40 YTL alacağı bulunduğu belirtilmesine rağmen kabul edilen bu alacak 1.haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra başka dosyalara yatırıldığı halde davalı şirketin alacaklı olduğu icra dosyasına bilgi verilmediği, takip borçlusunun aleyhine birden fazla icra takibi bulunduğu için alacaklılar arasında sıra cetveli yapıldığı, ödemeler davalı şirketin dosyasına bildirilmediği için davalı şirketin sıra cetveline iştirak ettirilmediği, davacı şirket tarafından yapılan ödemeler davalı şirketten alacaklı olduğu icra dosyasına bildirilmiş ve davalı şirket sıra cetveline iştirak ettirilmiş olsa idi uhdesine ne miktar para geçecek idi ise o oranda davacı şirketten alacaklı olacağı ve bu miktarın 573.63 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2007 yılında 1.170 YTL’ye çıkartılmıştır.
Reddedilen 573.63 YTL bölüm yönünden karar davacı tarafından temyiz edildiğinden kesinlik sınırı gözetilerek temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Davacı birinci haciz ihbarnamesi üzerine dava dışı takip borçlusu … 4.Ltd.Şti’nin kendisinde 22.623.40 YTL alacağı bulunduğunu bildirmiştir. Bu durumda artık 2.ve 3.haciz ihbarnameleri gönderilmesine gerek yoktur. Kaldı ki, davalının kesin haczi bulunmaktadır. Dava dışı icra takip dosyalarındaki ihtiyati hacizlerin dayanağı olan alacakların öncelikli alacaklar olmadığı da dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı alacağının tümünü davacının bildirdiği paradan tahsil edebilir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.