Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7491 E. 2008/3032 K. 27.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7491
KARAR NO : 2008/3032
KARAR TARİHİ : 27.03.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Şabanözü Şubesinden tarımsal kredi kullanımı talebinde bulunduğunu, 1.10.2004 tarihinde sözleşme imzalanarak müvekkiline 6.745.00 YTL tutarında kredi kullandırıldığını ve 1.10.2004 tarihli makbuzla imza karşılığı kredinin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin söz konusu kredi borcunu ana para ve yasal faiziyle ödediğini, borcun sona ermesine rağmen bankaya borcu olduğunu öğrendiğini, yapılan araştırmada müvekkiline iki adet ödeme yapıldığını gösteren ödeme makbuzlarının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı bankaca düzenlenen ve müvekkiline ödeme yapıldığını gösteren 6.10.2004 tarihli tediye fişindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu makbuzda belirtilen 3.000.00 YTL tutarındaki kredinin müvekkili tarafından çekilmediğini ve kullanılmadığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bu güne kadar müvekkili banka tarafından davacı aleyhine alacağın tahsiline yönelik olarak hiçbir hukuki işlem yapılmadığı gibi icra takibi ya da alacak davası açılmadığını, bu nedenle davacı için güncel bir tehlike ile tehdit edilme şartının gerçekleşmediğini, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma,toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının kendisine resmi olarak bildirilen borç için ileride takibe konu olması muhtemel olması ve o tarihe kadar da faizinin işlemeye devam etme ihtimalinin bulunması sebebiyle menfi tesbit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, 6.10.2006 tarihli kasa tediye fişi altındaki imzaların davacının elinden çıkmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, re’sen yemin teklifine de yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.03 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.