Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7498 E. 2008/2475 K. 14.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7498
KARAR NO : 2008/2475
KARAR TARİHİ : 14.03.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı alacaklarının tahsili için giriştikleri icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalının faiz miktarına yaptığı itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalının icra dosyasında faize vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, müvekkillerinin ihtarname ile temerrüde düşürülmediğini bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece icra takip tarihi itibariyle davacı tarafından BK.nun 101.maddesi koşullarına uygun ve davalıyı temerrüde düşürecek ihtar veya ihbar vb.belge mevcut olmadığından itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı vekiline 4.5.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, cevapla temyiz dilekçesi ise HUMK.nun 433/2.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 1.5.2007 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Önceki hüküm tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Zira 10.4.1992 gün 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca mahkemece yapılacak iş, önceki kısa karar yada gerekçeli karardan herhangi biriyle bağlı olmaksızın ancak bunlar dışında bir kararda oluşturmamak suretiyle yeni bir hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
Başka bir anlatımla, bozma kararına uyan mahkemenin ya önceki tefhim edilen kısa karar gibi bir hüküm oluşturması yada önceki gerekçeli karar gibi hüküm kurması gerekmektedir. Bunlarla hiçbir ilgisi bulunmayan 3.bir kararın verilmesi usul ve yasaya ve belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararına aykırılık oluşturur. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.