YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/752
KARAR NO : 2007/1638
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan … Ltd.Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıranın verildiği vergi dairesi haczinin yasaya aykırı olduğunu, tapuda hangi tür alacaklar için ve ne miktarda haciz konulduğunun yazılmadığını, satışı yapılan taşınmazların mükellef limited şirketin ortağına ait iken, 6183 s.Y.nın 35 ve 213 sayılı VUK.nun 10 ncu maddeleri uyarınca gerekli araştırmanın yapılmadığını; diğer taraftan davalı … Ltd. Şti.nin haczinin düştüğünü ve alacağının sıra cetvelinde fazla gösterildiğini ileri sürerek her iki davalının sıra cetvelindeki sırasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili sıra cetvelinde kendilerine bir pay ayrılmadığını, bu bakımdan davada sıfatlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davalı … alacağının sıra cetvelinde 6.852,34 YTL. olarak düzeltilmesine, davalı şirketin sıra cetvelindeki sırasının iptaline karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme kararı davacı vekiline 13.04.2006 günü tebliğ edilmiş; davacı yanca temyiz yoluna başvurulmamıştır. Davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin 16.06.2006 günü tebliğ edilmesi üzerine bu kez Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 433/II, son cümle gereğince hükmü temyiz etmiştir.
Katılma yolu ile temyiz halinde, yasanın ilgili hükmünde “cevap veren”den söz edildiğine göre, temyiz itirazları temyiz eden karşı tarafa yönelik olmalıdır. Somut olayda davacı yanın temyizi, temyiz eden şirketin temyiz itirazlarına değil, hükmü temyiz etmeyen Simav Vergi Dairesi’ne yöneliktir. Davacı için bu davalı aleyhinde temyiz isteme süresinin (HUMK.m.432) geçtiği kabul edilmelidir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizi husumet itirazları hakkında bir karar verilmemiş olmasına yöneliktir.
Sıra cetveline itiraz davaları kural olarak, sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan alacaklılar aleyhine açılır. Somut olayda davalı şirkete ayrılmış bir pay bulunmadığından, onun aleyhine dava ikame edilmesi ve sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesinde davacı yanın hukuki bir yararı bulunmadığı gibi, bu şekilde verilen hükmün de yenilik doğuran (inşai) bir sonuç sağlamasına olanak yoktur. Açıklanan durum karşısında davalının husumet itiraz konusunda bir karar verilmek gerekirken (HUMK.m.388/son), adı geçenin sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı yanın temyiz isteminin süreden REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.