YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7642
KARAR NO : 2007/10424
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili firmanın davalıya satmış olduğu mal bedelinin kısmen ödendiğini, davalının borçlu olduğunun, defterlerinin incelenmesi ile düzenlenen tespit bilirkişi raporuyla belirlendiğini bildirerek, 10.647.477.298.-TL. alacağın doğduğu tarihten işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılarla geçmişte ticari ilişkide olduğu halde, alışveriş nedeniyle aldığı tüm mal bedellerini davacılara ödediğini, buna ilişkin 16.11.1999 tarihli belgeler alındığını, tespit raporunda davacıya teslim edilip, ödenen toplam 3.617.000.000.-TL.lik çeklerin dikkate alınmadığını, davacı yanın alacağı bulunmadığını, doğru sonuca ulaşabilmek için davacı şirketin defterlerindeki kayıtların davalı şirket kayıtlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ibraname belgesi veren şirketin davacı şirketten farklı şirket olduğuna ilişkin ticari sicil kayıtları, davalının alacağın davacılara ödendiği savunmasını yazılı belgelerle kanıtlayamaması bilirkişiler raporları, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne, 7.025.48.-YTL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı şirket ile davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı şirket vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı şirket vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a)Davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)Dosyada mevcut, itiraza uğramayan 16.11.1999 tarihli “İbraname” başlıklı belgede davacılardan …’ın davalı şirketi ibra ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bu davacının davalı şirket aleyhine açtığı davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
c)Davalı vekilinin davacı şirket yönünden temyizine gelince, taraflar tacir olup, uyuşmazlık ticari niteliktedir. Davalı yan davacı şirketin ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Bu durumda davacı tarafın ticari defterleri üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz isteminin reddine, (2/a) bendinde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temiz itirazlarının reddine, (2/b-c) bendinde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.