YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7671
KARAR NO : 2008/865
KARAR TARİHİ : 07.02.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
vek. Av. …
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … ile davalı …’ ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı ve avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının 2005/ 1224 sayılı dosyadan 30.000 YTL alacağa dayanarak takip yaptığını, takip konusu bononun borçlusu olan …’ ın davacılar ve davalının babası olduğunu, senedin …’ ın ölmesinden 6-7 ay önceki bir tanzim tarihini taşıdığını, yatalak hasta olan …’ ın böyle bir senet vermesinin mümkün olmadığını, davalının babası …’ ın zor durumundan faydalanarak böyle bir bono aldığını, keşideci …’ ın borcu bulunmadığını ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, imzanın murise ait olduğunu, davacıların iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacılar ve davalının bonoda keşideci olan …’ ın mirasçıları olduğu, davalının beyanında geçen taşınmaz alımına ilişkin savunmanın senedin tanzim tarihinden önce olduğu, bu nedenle ev alımı için para verildiğine ilişkin savunmanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davasının kabulü halinde davacı borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalı alacaklı takibinde haksız ise de, somut olayın özelliğine göre kötüniyetli olduğu kabul edilemez. Bu nedenle aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetli değildir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’ nun 438/ 7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasındaki “ 12.000.00 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.