YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7690
KARAR NO : 2008/1266
KARAR TARİHİ : 15.02.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri Av…. ile vek.Av….gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı ile davalı arasında 19.02.2001 tarihinde Servis ve Bakım Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, yetkili satıcılık ilişkisinin de davalının davacıya verdiği birer yıllık yetki belgeleri ile sürdürüldüğü konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı davacıya gönderdiği 10.06.2004 tarihli ihtarname ile 31.12.2004 tarihi itibariyle Yetkili Satıcılık Servis ve Bakım Hizmetleri Sözleşmeleri’ni feshettiğini bildirmiştir.
Davacı vekili, davalının feshi ihbar sürelerine uymadan sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme süresi içinde ve feshi ihbar süresi içinde kanunu ihlal ettiğini, bayiler arasında ayrıcalıklı işlemler yaptığı müvekkilinin rekabet etme şansını yok ettiğini, ciro kaybına uğradıklarını, araç satış kârından ve servis işçilik kârından mahrum kaldıklarını belirterek 4054 Sayılı Yasa’nın 58. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını, sözleşme süresi içinde zarara uğradığını iddia eden davacının sözleşmenin devamını istemesinin çelişki yarattığını, davacının daha önce de Tofaş, Honda, Peugeot firmalarının bayiliğini yaptığını, kanunları tek taraflı yorumlayarak talepte bulunduğunu, davacının şartlara uymadığından sözleşmenin feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucu, sözleşmenin 1998/3 sayılı tebliğ kapsamında kalmadığı, anılan tebliğin 6. maddesinin 2/c bendi uyarınca belirli süreli sözleşmelerde feshi ihbar süresinin 6 ay olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle davacının tazminat talebi yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 1998/3 sayılı tebliğde beş yıl süre ile anlaşma yapma zorunluluğu olmayıp, tebliğin 6. maddesinin 2/b bendinde beş yıl süreli anlaşmalarda feshi ihbar süresinin ne olacağının düzenlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.