YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7695
KARAR NO : 2008/1205
KARAR TARİHİ : 14.02.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
İhbar Olunan :… Anonim Türk Sigorta Şti. vek. Av. …
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vek. Av. … gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait aracı kullandığı sırada kaza yaparak araçta hasara neden olduğunu, davalının araç tamir oluncaya kadar kendi aracını davacıya bıraktığını, davacının 17.11.2000 tarihinde hasarlı trafik kazası yaptığını, kazanın diğer tarafının kasko sigortacısının açtığı dava sonucunda davalıya hacze gelindiğini, bu sırada davalının istediği teminat senedinin verildiğini, daha sonra kazada kasko sigortalı olan araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddedildiğini, teminat senedinin iade edilmesi gerekirken takibe konulduğunu, müvekkilinin bu senetten dolayı borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalıya ait aracı başka bir araca çarparak hasar verdiğini, hasara uğrayan araç sahibinin kasko sigortacısı tarafından açılan davanın kabul edildiğini, ilamın icraya konularak davalıya ait makinelerin haczedildiğini, davacının davalının olay nedeniyle göreceği maddi ve manevi zararı tazmin etmek amacıyla bir bono verdiğini, makinelerin haczedilmesinden sonra davalının iş yapamadığını, borçlarını ödeyemediğini, yediemindeki makineleri yedieminlik ve nakliye ücretini yatıramadığı için geri alamadığını, davacının tüm bu zararları gidermesi gerektiğini, senedin de bu amaçla verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre senedin haksız eylem nedeniyle verildiği, davacının olayda kusursuz olduğunun, mahkeme kararı ile sabit olduğu, senedin geçerliliğini kaybettiği gerekçesiyle davacının takip ve dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davasının davacı borçlu lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilebilmesi için davalı alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalı takibinde haksız ise de, somut olayın özelliğine göre kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden tazminata karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’ nun 438/ 7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle % 40 tazminatla ilgili kısmının çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi
Aslı gibidir.