Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7743 E. 2008/2078 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7743
KARAR NO : 2008/2078
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … Ltd.Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 30.07.2006 vade tarihli senedin ciro yolu ile hamili olduğunu senedin lehtarı … olup, onun cirosu ile senedin müvekkiline geçtiğini müvekkilinin senet alacağından bir kısmını haricen tahsil ettiğini bakiye alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … yargılama sırasında dava konusu senedi keşideci olan diğer davalı şirketten alıp, davacıya ciro ettiğini iddia etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; keşidecisi davalı şirket, lehtarı diğeri davalı … olan bononun davacı tarafından davalı şirket aleyhine ilamsız takibe konduğu, dava konusu senedin keşideci şirket tarafından ödendiği hususunda yazılı bir delil sunulmadığı, takibin davalı … hakkında yapılmadığı gerekçesi ile davanın davalı … yönünden reddine, diğer davalı şirket yönünden ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 13.maddesi “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır.” hükmünü ; Tebligat Tüzüğünün 18.maddesi ise “Yukarıdaki madde mucibince tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, hükmi şahsın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak memur ve müstahdemin, hükmi şahsın o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibarı ile tebligatın muhatabı olan hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerde tevzif edilmiş bir şahıs olması lazımdır.Bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasından tespit edildiği takdirde tebligat o yerdeki diğer memur veya müstahdeme yapılır.”hükmünü içermektedir.Somut olayda dava dilekçesinin davalı şirkete anılan yasa ve tüzük hükümlerine aykırı olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum savunma hakkının kısıtlanmasına yol açan esaslı bir usul hatasıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, dava dilekçesinin davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliği ile adı geçen davalının savunması alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.