Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7744 E. 2008/2079 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7744
KARAR NO : 2008/2079
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ödeme emrine itiraz-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak takibe geçtiğini, oysaki müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapılmadığı, davalının cezai şart ve faiz’de isteyemeyeceğini belirterek takibin durdurulmasına ödeme emrinin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yargılama sırasında, davacının icra dosyasında borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı davasını önce İcra Hukuk Mahkemesinde açmış, İcra Hakimliğince dava dilekçesinin reddine karar verilerek, yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda İcra Mahkemesinin kararının HUMK’nun 193.maddesi anlamında bir görevsizlik kararı olmadığı, bu durumda harcı yatırılarak usulen açılan bir menfi tespit davasının bulunmadığı, İcra Mahkemesinin kararının niteliği itibari ile icra takibine yapılan itirazın reddi anlamında olup, HUMK-193. maddesinin olayda uygulanamayacağı, borçlunun genel hükümlere göre menfi tespit davası açmasının mümkün olduğu, usulen açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İcra Mahkemesi ile Genel Mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında HUMK-193. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır. HUMK-193.maddesi uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının davalı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunlu olup, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtayın onama kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren (10) gün içinde yeniden dilekçe verilmesi ya da çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır.
İİK’da 5092 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca İcra Tetkik Mercii, İcra Mahkemesi olarak adlandırılmış ve anılan yasanın 4.maddesinde “İcra Mahkemesi” düzenlenmiştir. Bu durumda HUMK-193.maddesinde öngörülen Mahkeme ibaresi, İcra Mahkemesini de kapsamına aldığından, İcra Mahkemeleri ile Genel Mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında da HUMK-193. maddesi hükmü uygulanmalıdır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.11.2003 gün 2003/3-737-700 sayılı kararında da icra mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında HUMK-193.maddesi hükmünün uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece somut olayda HUMK-193.madde hükmünün uygulama olanağı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.