Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7897 E. 2008/2593 K. 17.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7897
KARAR NO : 2008/2593
KARAR TARİHİ : 17.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, Tüketici Kredisi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı kefilin yaptığı itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, Kredi Sözleşmesi’ne konu borcun teminatı olarak araç rehini bulunduğunu, asıl borçluya gidilmeden ve onun hakkındaki takip semeresiz kalmadan müvekkili aleyhine takip yapılmasının yasal olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alacağın tahsili yönünden asıl borçlu hakkındaki takip yolları tüketilmeden kefil olan davalıya başvurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki Kredi Sözleşmesi 13.07.2000 tarihinde imzalanmış ve bu sözleşmeden kaynaklanan alacak nedeniyle 12.02.2001 tarihinde icra takibine girişilmiştir. Belirtilen tarihler itibariyle henüz 4077 Sayılı Yasa’nın 10. maddesinde değişiklik yapan 4822 Sayılı Yasa yürürlüğe girmemiştir. Anılan yasa ile getirilen hükümlerin geçmişe şamil olacağı konusunda bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla 4822 Sayılı Yasa ile 4077 Sayılı Yasa’nın 10. maddesine yerleştirilen adi kefalete ilişkin hükmün somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.