Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8192 E. 2008/4363 K. 25.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8192
KARAR NO : 2008/4363
KARAR TARİHİ : 25.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Mahkemece Dairemiz bozma kararlarına uyulduktan sonra 11 adet dosya bu dosya ile birleştirilmiştir. Birleştirilen dosyalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu ilke gözetilerek yapılan temyiz incelemesinden sonra,
1-Hükmü temyiz eden …ve … hakkında açılmış bir dava ve aleyhlerine verilmiş bir hüküm bulunmadığından adı geçenlerin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre,davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-21.07.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı karar tarihi itibariyle 1.170.000.000.-TL. (1.170.00.-YTL.)ye çıkarılmıştır.
Temyize konu birleştirilen 2005/21-23-24-26-27 Esas sayılı davalarla ilgili kararlar ile 2005/22 Esas sayılı davada davalı … … ve … …, 2005/32 Esas sayılı davada davalı …, 2005/34 Esas sayılı davada …, 2005/66 Esas sayılı davada … … hakkında verilen kararlar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
4-Yargıtay’ın temyiz eden tarafın lehine olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme, usuli kazanılmış hak kuralı gereğince artık temyiz eden tarafın önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez.
Esas ve birleşen davalarda bozmadan önce mahkemece tüm davalıların 630.245.000.-TL. asıl, 947.990.000.-TL. faiz olmak üzere toplam 1.578.235.000.-TL. alacağa vaki itirazlarının iptaline karar verilmiş, kararlar sadece davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce, bu bentte belirtilen dava dosyalarında, diğer temyiz itirazlarının reddi ile B.K.nun 104/son maddesine aykırı karar verilmesinden dolayı davalılar yararına kararları oluşturulmuştur. Bozmadan önce asıl alacağın 630.245.000.-TL. olduğunu saptayan karar, davacı tarafça temyiz edilmeyip, yalnız davalılar tarafından temyiz edilmiş olduğundan bu miktar asıl alacak bakımından davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek 2005/22 Esas sayılı davada davalı … …, 2005/28 Esas sayılı davada davalı Nuh Naci …, 2005/32 Esas sayılı davada davalı … …, 2005/34 Esas sayılı davada davalı … …’ün 1.081.697.989.-TL., 2005/27 Esas sayılı dosyada davalı …’ün 1.088.641.428.-TL. ve 2005/66 Esas sayılı davada davalı … … … mirasçılarının 1.081.697.939.-TL. esas davada davalı …’ün 1.081.697.937.-TL. asıl alacaktan sorumlu tutulmalarına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5-Birleştirilen 2005/25 Esas sayılı dosyada yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararın 5/b bendinde … ’in itirazının 1.393.957.909.-TL: üzerinden iptaline karar verildiği halde gerekçeli kararda 744.361.023.-TL. üzerinden hüküm kurulması, keza aynı dava dosyasıyla ilgili olarak kısa kararın 5/c maddesinde davalı … …’in 744.361.023.-TL.ye vaki itirazının iptaline karar verildiği halde gerekçeli kararda adı geçen davalı ile ilgili bu yönde bir hüküm kurulmaması çelişkili olup HUMK.nun 381/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden , … ve …’ın temyiz istemlerinin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davalıların temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddiyle, (4) ve (5) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle söz konusu bentlerde kararı temyiz eden davalılar yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.