Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8296 E. 2008/3616 K. 07.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8296
KARAR NO : 2008/3616
KARAR TARİHİ : 07.04.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 27.04.2005 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile 35 NP 269 plakalı aracın kiralanması yolunda anlaşma sağlandığını, 2.550 YTL ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın kısmen iptaline, takibin 754 YTL asıl alacak üzerinden ve takipten itibaren asıl alacağa % 30 ve değişen oranlarda faiz tahakkuku suretiyle devamına, kabul edilen 754 YTL’ nin % 40’ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen 2.995 YTL’ nin % 40’ ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz istemi yönünden, 21.07.2004 tarih 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.’ nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.090.000.000 TL’ ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı takibinde kısmen haksız ise de, kötüniyetli takip yaptığı kanıtlanamadığından, tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.