Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8313 E. 2008/3234 K. 31.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8313
KARAR NO : 2008/3234
KARAR TARİHİ : 31.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, tarafların araba kiralama sektöründe faaliyet gösterdiklerini, bu faaliyetleri sırasında ellerinde kiraya verecek araç bulunmadığı zaman birbirlerinden araç kiralayarak müşterilerine kiraya verdiklerini, davalı firmaya da bu şekilde müvekkilince 20.04.2005 tarihinde bir araç kiralandığını, kiraya verilen aracın kira süresi içerisinde hasara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli, değer kaybı ve aracın tamiri dolayısıyla çalışmaması nedeniyle toplam 5.250.00.-YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kiracı … ile olaya karışanlara dava açılması gerektiğini, aracın müvekkili şirketçe …’e kiralanarak verildiğini ve bu şahısta iken çalındığını, araçtaki bir çok hasarın sonradan meydana geldiğini, tespit olunan hasar tutarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davasının kısmen kabulüne, 10.498.00.-YTL.nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle davalıdan tahsili ve fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, 27.02.2007 tarihli oturumda mazereti nedeniyle bulunamayacağını bildirmiş ve mahkemece de mazereti kabul edilerek kendisine yeni duruşma gününün bildirilmesine dair ara karar oluşturulduğu görülmüştür. Ne var ki, anılan ara kararı gereği yerine getirilmeksizin duruşma günü bildirilmeden yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur. Bu hal, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran önemli bir usul hatası olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.