Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8371 E. 2008/2533 K. 17.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8371
KARAR NO : 2008/2533
KARAR TARİHİ : 17.03.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının dava dışı “Yapı Tek İnşaat-… …” aleyhine başlattığı takip sırasında müvekkiline 1. ve 2. haciz ihbarnameleri gönderdiğini, müvekkilince bu ihbarnamelere süresinde itiraz edildiğini, daha sonra gönderilen 30.09.2005 tarihli haciz ihbarnamesine itiraz edilemediğini, bunun üzerine 17.10.2005 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, üç kez üst üste haciz ihbarnamesi gönderilmesinin haksız olduğunu, takip borçlusu ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinin sona erdiğini belirterek müvekkilinin zimmetinde sayılan 17.061.85.-YTL.den borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 06.05.2005 ve 09.06.2005 tarihli ihtarnamelere itiraz ettiğini, bu arada borçlu firmanın davacı şirketteki faaliyetlerine devam ettiğini, davacı şirketin 27.07.2005 tarihli hesap ekstresinde haciz ihbarnamesinde belirtilen 11.156.460.000.-TL. tutarında kesinti yaptığını, ancak icraya yatırmadığını, bunun üzerine yeniden 30.09.2005 tarihli 1. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, itiraz edilmemesi üzerine de 17.10.2005 tarihli 2. haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, bu ihbarnameye de itiraz edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile takip borçlusu arasında iş ilişkisi mevcut olmakla birlikte, haciz ihbarnamelerinin tarihleri itibariyle takip borçlusunun davacı şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip borçlusuna borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece İİK.nun 89. maddesi uyarınca çıkarılan ihbarnameler içeriği de gözetilerek davalının önceki rapora yönelik itirazları ile temyiz dilekçesinde sözünü ettiği 22.07.2005 tarihli hesap ekstresinin değerlendirilmesi yönünden yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.