Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8624 E. 2008/3717 K. 10.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8624
KARAR NO : 2008/3717
KARAR TARİHİ : 10.04.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı … Dış Ticaret LTD. ile davalı banka arasında şeklen bir kredi sözleşmesi imzalandığı ve kredinin ek teminatı olarak müvekkilinin keşidecisi veya cirantası olarak kambiyo senetleri verildiğini aslında kredi sözleşmesinin şeklen olduğunu, yurt dışı kaynaklı prefinansman kredisinin davalı bankanın kredilerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı dava dışı … ve diğer banka üst düzey yöneticilerinin aracılığı ile dava dışı … ve onun şirketlerine kullandırıldığını ve adı geçen …’ nın iflas edip ortadan kaybolduğunu bu kişi tarafından imzalanarak teminat olarak verdiği çeklerin sahte çıkması üzerine hakkında İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılıp sanıklar … ve …’ın mahkum olduklarını, davalı banka tarafından prefinansman kredisinin tahsili için giriştiği takibe karşı yapılan itirazın iptali davasının İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesince reddedildiğini davalı tarafından müvekkili aleyhine senetlerden dolayı (5) adet takibe geçtiğini belirterek , müvekkilinin bu takipler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın tüm alacağını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devir ve temlik ettiğini, ayrıca dava konusu icra takiplerine dayanak olan çeklerin dava dışı borçlu firmanın kullanmış olduğu prefinansman döviz kredisinin borcuna karşılık verildiğini, ayrıca davacının kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, çeklerin arkasında ilk ciro imzası olarak kendi imzasını, daha sonra da … LTD. şirketi adına şirketi temsilen imza attığını, davacının şahsi sorumluluğunun bulunduğunu müvekkilinin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, davacının dava dışı kişiler hakkında yaptığı şikayetin bu davayı ilgilendirmeyeceğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu senetlerin T.Ticaret Bankası ile dava dışı … Dış Ticaret Ltd. şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiği bu kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı bankaca girişilen takibe davacı … …’in itirazı nedeni ile açılan itirazın iptali davası sonunda İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/ 40 sayılı dosyasında mahkemece …’in T.Ticaret Bankasının üst düzey personelininde iştirak ettiği bir dolandırıcılık eylemine maruz kaldığı ve krediden yararlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek, hükmün Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiği asıl kredi sözleşmesi nedeni ile … ve onun yetkilisi olduğu dava dışı şirketin sorumlu olmadığının belirtilen mahkeme kararı ile sabit olması nedeniyle aynı sözleşmenin teminatı olarak alınan kambiyo senetleri nedeni ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.