YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9172
KARAR NO : 2008/3643
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … A.Ş.vekili asıl davada, davalı … A.Ş.ye mamul kumaş satıldığını, bedeli ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş.vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava yolu ile 4.861.214.059.-TL. alacağın karşı davalıdan (davacıdan) tahsilini talep etmiştir.
… Tekstil A.Ş.nin açtığı itirazın iptali davası mahkemece takip edilmediğinden HUMK.nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, birleşen davada … Tekstil A.Ş. aynı iddialarla 13.652.16.-YTL.nin faizi ile birlikte davalı … A.Ş.den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece … Tekstil A.Ş.nin malları ayıplı ve gecikmeli olarak teslim ettiği, Podyum Tekstil A.Ş.nin de malları kontrol etmeden kesim-dikim ve ihraç etmesi nedeniyle toplam 18.513.37.-YTL. zarara uğradığı, bu zararın 2/3’den davacının (… A.Ş.), 1/3’den Podyum A.Ş.nin sorumlu olduğu, … A.Ş.nin zarardan sorumlu olduğu, 12.342.25.-YTL.nin dava konusu yaptığı 13.652.16.-YTL.den mahsubu ile bakiye 1.309.91.-YTL. alacağın kaldığı, karşı davanın kanıtlanamadığı gerekçeleri ile … Tekstil A.Ş.nin birleşen alacak davasının kısmen kabulüne, 1.309.91.-YTL.nin 06.06.2006 birleşen dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … A.Ş.den tahsiline, Podyum Tekstil A.Ş.nin karşı davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … A.Ş.vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalıya satılan malların zamanında teslim edilip edilmediği ve bir kısmının ayıplı olduğuna ilişkindir.
Davalı malların sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesi nedeniyle yurtdışına taahhüt ettiği malı uçakla göndermek zorunda kaldığını, ayrıca yurtdışına gönderilen malın ayıplı çıkması nedeniyle iade edildiğini, iade edilen mallardaki kumaşa ilişkin olmayan hataların düzeltilip müşteriye geri gönderildiğini, ancak kumaş hatası olanların elinde kaldığını bu nedenle zararı uğradığını bildirmiştir.
Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda malların davalıya geç teslim edildiği ve mallardaki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Taraflar tacir olduğuna göre her şeyden önce davalı alıcının TTK.nun 25/3. maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunması gerekir. Aksi halde malı mevcut hali ile kabul etmiş sayılır. Kaldı ki sipariş kabul formunun özel koşullar bölümünün 2. bendinde “gönderilen kumaş üzerindeki hataların en geç sevkiyatı yapıldıktan bir hafta içinde satıcı … Tekstil’e bildirilmesi gerektiği, alıcının bu süre içinde her türlü test ve incelemeyi yapmakla yükümlü olduğu, bu sürenin sonunda gizli ayıp v.s. gibi nedenler ileri sürülüp, reklamasyon talebinde bulunulamayacağı” belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda malları geç teslim eden davacının anılan sözleşme hükmüne dayanamayacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüşün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Zira, geç teslimin hukuki sonuçları ile ayıplı mal tesliminin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Bu itibarla mahkemece öncelikle ayıplı mal savunması yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının araştırılması gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan geç teslim sözleşmeye aykırılık sonucunu doğurduğundan davalının bundan dolayı uğradığı zararı kanıtlaması koşulu ile davacıdan talep edebileceği kuşkusuzdur. Mahkemece bu yönde yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan ve zamanında teslim gerçekleşse idi mutat yolla sevkedilecek mal için ödenmesi gereken nakliye bedelinin hesaplamada nazara alınmaması isabetsizdir.
Kabule göre de, halen davalı elinde bulunduğu anlaşılan ayıplı malların bir ekonomik değeri bulunduğu hususu göz ardı edilerek tümünün değerinin reklamasyon faturasına konu edilmesi ve mahkemece hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.