YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9209
KARAR NO : 2008/3275
KARAR TARİHİ : 01.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 4822 ve 5464 sayılı Kanunlardan yararlanmak için müracaat edildiğini, yapılan ödemelerin banka kayıtlarında görülmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 15.5.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne davalının itirazının 2.682.26 YTL üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 1.6.2006’ya kadar %110 ve bu tarihten sonra ise, 5464 sayılı Kanunun m.26 uyarınca TCMB tarafından üç ayda bir ilan edilen “kredi kartı işlemlerine uygulanacak azami faiz oranları hakkında tebliğ” hükümlerinde belirtilen faiz ve faizin %5’i BSMV uygulanması suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazlı kısım üzerinden %40 inkar tazminatı 579.17 YTL’nın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine takipten ve dava açıldıktan sonra varsa ödemelerin icra aşmasında icra memurluğu tarafından nazara alınmasına karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İtiraz kısmi itiraz niteliğinde olup dava da bu yön gözetilerek açılmıştır. Başka bir ifade ile davalı borçlu borcun 1.050 YTL’lik bölümünü kabul ettiğini bildirmiş ve daha sonra da bu miktarı ödemiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak takip tarihindeki borç miktarı hesaplattırılmış ve bu bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda itirazın kısmi itiraz olduğu gözden kaçırıldığından itiraz edilmeden kesinleşen kısım hesaplamada dikkate alınmamış ve borçtan düşülmemiştir. Kısmi itiraz gözetilmeden görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığından yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.