YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9284
KARAR NO : 2008/2853
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki protokolün hükümsüz olduğunun tespiti-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ve Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve aradaki cari hesap sözleşmesine ilişkin ödenmemiş borcun 484.820.80.-USD.nin en geç 10.10.1999 tarihine kadar ödenmesi kaydı ile 11.09.1999 tarihli protokolün imzalandığı, borç ödendiği takdirde mülkiyeti iade edilmek üzere …’nın maliki bulunduğu 12 adet taşınmazın mülkiyetinin bila bedel Hilal A.Ş.ne devir edeceği, ayrıca 1000 ton 30-32 Brix domates salçasının da teminat olarak verileceğinin protokol ile kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 11.09.1999 tarihli protokolün müzayaka halinde imzalandığını, bundan yararlanan davalının 484.820.-USD. borcun müvekkillerine kabul ettirdiğini, gerçek borcun 139.000.000.000.-TL. olduğunu, ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğunu, gabinin koşullarının da oluştuğunu, 1000 ton salçanın 470 tonunun davalıya teslim edildiğini, bu salçanın satış değerinin bile borcu karşıladığını belirterek protokolün hükümsüzlüğünün ve ne miktar borçlu olduklarının tespit edilmesini talep etmiştir.
Cevap ve karşı dava dilekçesinde, öncelikle eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, olayda müzayaka hali olmadığı gibi gabinin objektif ve subjektif koşullarının oluşmadığını, protokolde belirlenen borcun 10.10.1999 tarihine kadar ödenmediği için teminat olarak verilen taşınmazların bedeli ve salça bedeli düşüldüğünde müvekkilinin 143.753.35.-USD. daha alacağı kaldığını belirterek asıl davanın reddini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 143.753.35.-USD. alacağın tahsilini istemiş, bilahare ıslah dilekçesi ile yine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alacak tutarı 301.695.20.-USD.a çıkarılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, mevcut olayda gabinin objektif ve subjektif şartlarının gerçekleşmediğini, ancak protokolde yazılı olduğu şekilde 10.10.1999 tarihine kadar borç ödenmediğinde taşınmazların ve salçanın mülkiyetinin davalı- karşı davacıda kalacağı şartının yasaya aykırı olup, geçersiz bulunduğundan karşı davacının alacak miktarı belirlenirken taşınmazların satış bedeli ve salça bedelinin tenzil edilemeyeceği, davalı-karşı davacı alacağının bilirkişi raporu ile 301.695.20.-USD. olarak belirlendiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın ıslah dilekçesi de gözetilerek 301.695.20.-USD. üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle olayda gabinin koşullarının oluşmadığının ve 11.09.1999 tarihli protokolün geçerli olduğunun kabulünde davalı-karşı davacı vekilinin 26.03.2007 tarihli dilekçesinde fazlaya ait hakkı ile ilgili olarak açacağı ek davada 19.10.2004 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde alacağının tartışılabileceğini beyan etmiş bulunmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada 111.000.000.000.-TL. üzerinden harcın tamamlattırılmasına rağmen davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün asıl davanın davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Birlikte ifa kuralı gereğince borcun tamamının ya da ödenen kısmı oranında teminat amaçlı olarak davalı-karşı davacıya verilenlerin iadesi gerektiği düşünülmeden teminatların ayrı bir davaya konu edilebileceği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin yekdiğerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.