Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9541 E. 2008/4329 K. 24.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9541
KARAR NO : 2008/4329
KARAR TARİHİ : 24.04.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının 16.07.2001 tanzim , 30.03.2002 vade tarihli bono ile müvekkili aleyhine icra takibine başladığını, davacının verdiği bu senedin bedelli bir bono olmadığını, 1998 yılında taraflar arasındaki dava sebebiyle (… 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 1998/408E.)davalının davacıyı 1998 yılında evine çağırıp, evinde takibe konu bonoyu zorla imzalattığını, davacının bonoyu davalının evinde olması sebebiyle sadece ismini yazıp imzaladığını, diğer tüm yazıların davalı tarafından doldurulduğunu, davalıdan mal veya para alınmadığını, tarafların anlaşmasından sonra davacının açtığı davadan feragat ettiğini, sonrasında davacıya boş olarak imzalatılan bononun yırtılıp, atıldığının söylendiğini bildirerek, icra takibine konu bononun bedelsiz olduğunun tespitine, takibin iptaline, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin davalının davacıya vermiş olduğu nakit para karşılığı alındığını, iddiaların asılsız olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, … Asliye 3.Ticaret Mahkemesinin 1998/408 Esas nolu, davacı tarafından davalı aleyhine davaya konu olmayan senetlerle ilgili dava açılıp, davanın feragat nedeniyle 08.06.1998 tarihinde reddine karar verilen dosyası, Adli Tıp Kurumunun “incelemeye konu belgenin yazıldığı kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen herhangi bir yöntem olmadığından sorulan hususlar hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediğine, dair raporu, imzanın davacıya zorla imzalatıldığına ilişkin, iddianın BK.’nun 31.maddesi hükmü gereği hak düşürücü süre geçmesi karşısında senetle gerçekleştirilen akde icazet verilmiş sayılması, davacının senetteki imzayı kabul ettiği halde diğer bölümlerinin davalı tarafça yazıldığı iddiasının ise TTK’nun 592. madde hükmüne göre sadece imza atılmak suretiyle bono tanziminin mümkün olması ve senedin aradaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle kanıtlanamamış olması karşısında davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle somut olay bakımından HUMK’nun 352.maddesi uyarınca yemin verilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla ödenen peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.