Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9553 E. 2008/1291 K. 15.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9553
KARAR NO : 2008/1291
KARAR TARİHİ : 15.02.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, düzenlenen sıra cetvelinde davalılara ayrılan payın gerçek alacaklarını yansıtmadığını, gayrimenkul’ün ¼’ü satıldığı için olması gerekenden daha yüksek gösterildiğini ve satış tarihinden sonraki bir tarih itibarıyla alacağın hesaplandığını belirterek sıra cetveline itiraz davası açmıştır.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişiye yaptırılan sıra cetveline göre davacının sırasının değişmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 142. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.” Bu hükümle, sıra cetvelinde yer alan bir alacaklının diğer alacaklıların alacağının esas ve miktarına itiraz etmeleri düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3’üncü fıkrasında ise, alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp, sadece sıraya dair itirazlarda şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurulacağı belirtilmektedir.
Somut olayda dava Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış, dava dilekçesinden de davacının, davalıların alacaklarının esas ve miktarına itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalıların alacaklarının gerçek olup olmadığı, gerçek ise miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklının takip konusu alacağının gerçek olduğunu ve miktarını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Davayı kazanması hâlinde davalıların ispat edemedikleri alacaklarının davacıya tahsisi gerekeceğinden, davacının sıra cetvelinin kaçıncı sırasında olduğu bu tür davalarda önem taşımaz. Mahkemece, davacının itirazları da dikkate alınarak, davalılardan bu yöndeki delilleri sorulup, toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.