YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9639
KARAR NO : 2008/6325
KARAR TARİHİ : 06.06.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında 20.11.1997 tarihli teyit faksı sonucu siparişi verilen sac levhaların süresinde teslim edilmediğini, keşide edilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, siparişe konu sac malzemelerin kullanılacağı işin süreli olması ve cezai şarta bağlı olması sebebiyle başka bir firmadan alındığını, müvekkilinin davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD’ nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, taraflar arasında bir sözleşme olduğu yolundaki iddianın tamamen gerçek dışı olup, şirket yetkililerine ulaşan bir siparişin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında faks yazışmaları yapıldığı, davacının siparişinin teyit edildiğine ilişkin belge ibraz edilemediği, teklif yazısında belirtilen malzeme, kalite kodu, ebat, miktar, birim fiyat ve ödeme şekli ile davacının sipariş faksında belirttiği niteliklerin farklı olup, davacının davalı teklifine uygun sipariş vermediği icap ve kabul oluşmadığından taraflar arasında oluşmuş bir akitten söz edilemeyeceği, sözleşme bulunmadığından davacının dava dışı 3. şahıstan aldığı malzemeden dolayı uğradığı zararın bedelini davalıdan isteyemeyeceği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin hükümden çıkarılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.