Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9643 E. 2007/11120 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9643
KARAR NO : 2007/11120
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını,davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği asıl alacak kısmındaki birtakım harcamaların müvekkilinin kredi kartına ilişkin kayıp ihbarının bankaya bildirilmesinden sonraki döneme ilişkin harcamalar olduğunu, bu hususun davacı tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne,takibin 14.800.67 YTL üzerinden 13.495.80 YTL’ye takipten itibaren %97,5 temerrüt faizi ve %5 BSMV’si uygulanmak suretiyle devamına, davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 8.6.2005 tarihli bilirkişi raporuna ekli 25.8.2004 tarihli “Hesap Bilgileriniz –İlişik. 2” başlıklı belgede davalının toplam bakiye borcunun 17.814.042.812.TL olduğu görülmektedir. Yanlar arasında imzalanmış olan “Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi”nin 15/2.maddesinde ekstredeki asgari tutarı ve/veya dönem borcu son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde tüm borcun ayrıca ihbara gerek kalmaksızın muaccel hale geleceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle bilirkişinin hesap bilgileri cetvelindeki dönem borcunu asıl alacak olarak hesaba esas alması yanılgılıdır. Açıklanan bu yönler gözetilerek bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2007 gününde