YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9854
KARAR NO : 2008/4900
KARAR TARİHİ : 06.05.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan kredi sözleşmelerini, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 16.08.1993 tarihli genel kredi sözleşmelerindeki davalıya ait kefalet imzalarından sadece 9.999.000.000 TL’lik limit artışındaki imzanın davalının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 10.776.21 YTL üzerinden, 9.999.000.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %65 temerrüt faizi yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin, 15.04.2005 ve 14.11.2005 havale tarihli dilekçelerinde dava konusu sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olduğu kabul edilmiş, ancak sözleşmelerin müteselsil kefalete ve limit artırımına ilişkin boş bırakılan kısımlarının sonradan doldurulduğu, bu kısımlardaki isim ve yazıların davalıya ait olmadığı savunulmuştur. Böylece sözleşmelerdeki imzalar inkar edilmediği halde mahkemece, imza incelemesi yaptırılması doğru değildir. Öte yandan sözleşmelerin boş kısımlarının sonradan doldurulduğu yönündeki savunmanın ise yazılı delille kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.