YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9970
KARAR NO : 2008/3831
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’ın yetkilisi olduğu … Ltd.Şti’nin … Ltd.Şti’ne … sattığını, … Ltd.Şti’nin peşin ödeme yaptıktan sonra demirlerin teslim edildiğini, … Ltd.Şti’nin alınacak demire karşılık … Ltd.Şti’ne 500.000 YTL peşin ödeme yaptığını, peşin ödemenin teminatı olarak verilen çeklerden birinin 300.000 YTL bedelli olduğunu, bu çeke müvekkilinin imzasının da alındığını, … Ltd.Şti’nin sözleşme konusu demiri teslim ettiğini, teminat olarak verilen çekin iadesi gerekirken iade edilmediğini, davalı … İnşaat A.Ş’nin çekin meşru hamili olmadığını ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … İnşaat A.Ş vekili cevabında, müvekkilinin … Ltd.Şti’nden … aldığını, parasının önceden aldığı demirleri teslim etmediğini, daha sonra dava konusu çekle birlikte başka çekleri verdiğini, çeklerde … …’ın cirosu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının çekin bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı asıl davada 30.5.2005 tarihli 300.000 YTL bedelli birleşen davada 30.4.2005 tarihli 200.000 YTL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Asıl davada dava konusu yapılan 30.5.2005 keşide tarihli 300.000 YTL bedelli 0341345 nolu çekin keşidecisi … …, lehdarı davacı … olup ciro yoluyla davalı … A.Ş’ne geçtiği ve bu şirket tarafından bankaya ibraz edildiği görülmektedir.
Bu çekin 1.3.2005 tarihinde … Ticaret Ltd.Şti’nin kredi talebi ile birlikte Türk Ekonomi Bankası A.Ş’ne verildiği, müşterinin kredi talebinin onaylanmaması nedeniyle aynı gün … Tic.Ltd.Şti. yetkilisi … …’ın yazılı talimatıyla … …’a teslim edildiği Türk Ekonomi Bankası A.Ş’nin yazısından anlaşılmaktadır. Dava konusu çek emre yazılı bir çek niteliğinde olması nedeniyle devir için ciro ve teslim gerekir. Çekin keşidecisi olan … … dava konusu çeki … … Ltd.Şti’nin temsilcisi olarak çeki protokolle …’ne teslim etmiştir. Çekin hamili olan …’nin yetkilisinin imzasını taşıyan protokolde çekin … … Ltd.Şti’nin borcu karşılığında verildiği belirtilmiştir.Protokol içeriğinden çekin … … Ltd.Şti’nden alındığı, ancak bu şirkete usulüne uygun yapılmış bir ciro bulunmadığı, … … Ltd.Şti’nde davalı … A.Ş’ne cirosu bulunmadığı anlaşıldığından …çekin yetkili hamili olarak kabul edilemez.
Mahkemece 300.000 YTL bedelli çekle ilgili menfi tespit davasının açıklanan gerekçeyle kabulü gerekirken reddinde isabet görülmemiştir.
Birleşen davada dava konusu yapılan çek 30.4.2005 keşide tarihli olup, 200.000 YTL bedellidir. … … tarafından keşide edilen bu çekin de lehtarı … Karamercan olup, … ve … …’ın cirolarıyla davalı …Ş’ne geçmiştir. … Tic.Ltd.Şti’nin kredi talebi ile 1.3.2005 tarihinde Türk Ekonomi Bankasına verildiği, müşterinin kredi talebinin onaylanmaması üzerine … Ltd.Şti. yetkilisi … …’ın yazılı talimatı ile … …’a teslim edildiği Türk Ekonomi Bankası A.Ş’nin yazısından anlaşılmaktadır.
Dava konusu 0341344 nolu çekin … Ltd.Şti. yetkilisinin talimatı ile … …’a teslim edildiği, daha sonra keşideci … …’ın cirosu ile Finansbank … Şubesine geçtiği anlaşılmaktadır. Finansbank A.Ş bu durumda kural olarak çeki kendisine ciro eden cirantaya karşı hakkını ileri sürebilir. Ancak Finansbank … Şubesi aynı zamanda muhatap banka sıfatını taşıdığından muhataba ciro makbuz hükmünü taşımaktadır.
Muhataba cironun makbuz hükmünde sayılmasının sonucu işe böyle bir cironun bir temlik cirosunun fonksiyonlarını ifa etmesi imkanının kalmamasıdır. Bunun sonucu olarak muhatap bankaya ciro ile çekte yazılı hakkını intikali söz konusu olmadığından banka bu belgeye dayanarak ciranta olan davacıya karşı çeke dayanarak hak iddia edemez.
Mahkemece dava konusu her iki çek yönünden de yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04 .2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Davacı vekili, müvekkili …’ın asıl davada Konya 2.İcra Müdürlüğünün 2005/955 esas sayılı dosyası ile takip konusu yapılan 30.5.2005 keşide tarihli 300.000 YTL bedelli çek nedeniyle davalılar … … … İnşaat Taahhüt San.ve Tic.A.Ş ile … …’a borçlu olmadığının tespitine, birleştirilen aynı mahkemenin 2005/171 E, 2005/645 K sayılı dosyasında ise davacı …’ın davalılar Finansbank A.Ş, … … ve … Çimento Nak.San.Tic.Ltd.Şti’ne Konya 7.İcra Müdürlüğünün 2005/661 esas sayılı dosyası ile takip konusu yapılan 200.000 YTL bedelli 30.4.2005 tarihli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleştirilen dosyalara konu çeklerin bedelsiz kaldığı iddialarının yazılı delillerle kanıtlanamamış olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I. Asıl davaya konu çekin keşidecisi davalı … lehtarı davacı … olup, lehdarın cirosu ile hamil davalı … İnş.Taah.San.ve Tic.A.Ş’ne geçtiği, çekin hamil tarafından bankaya ibrazı ile karşılığı bulunmadığı, ilgili muhatap bankaca yazılan keşide yeri Konya, keşide tarihi 30.05.2005 olan 300.000 YTL bedelli çek olduğu ihtilafsızdır.
Anılan çekteki keşideci ile lehtarın ciro imzaları inkar edilmemektedir. Davacı yan çekin kefalet ilişkisini ileri sürerek bedelsiz olduğunu iddia etmektedir.O halde bedelsizlik iddiasını davacı taraf usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlamalıdır.
İşte bu nedenledir ki, davacı taraf iddiasını ispat yönünden birinci olarak sayın çoğunluğunda kabul ettiği Türk Ekonomi Bankasının Konya Şubesinin 11.10.2005 tarihli yazısına dayanılmıştır.
Bu yazıda “… 341344 ve 341345 seri numaralı çekler … İnşaat ve Tic.Ltd.Şti. firmasının kredi talebi beraberinde 01.03.2005 tarihinde şubemize verilmiş olup, ilgili müşterinin kredi talebinin onaylanmaması ve müşteriye hesap açılmaması sonucunda çekler sistem girişi yapılmayarak aynı gün … İnşaat ve Tic.Ltd.Şti. yetkilisi … …’ın yazılı talimatı ile … …’a teslim edilmiştir…” denilmektedir.
Yukarıda bahsedilen yazıdan da anlaşılacağı gibi Türk Ekonomi Bankasının, … İnşaat ve Tic.Ltd.Şti’nin, … …’ın ve … …’ın davaya konu çekte herhangi bir sıfatları bulunmamaktadır. Bir başka deyişle keşideci, çekte lehtar, ciranta veya hamil değillerdir.
O halde sayın çoğunluğun bozma kararına anılan banka yazısını dayanak yapmalarına katılmak mümkün değildir.
Öte yandan sayın çoğunluğun bozma kararına esas aldığı diğer belge ise, protokol başlıklı belgedir ki, bu protokolün tarafları hamil … … … İnş.Taah. San.ve Tic.A.Ş ile … … Çimento San.ve Tic.Ltd.Şti’dir. Bu protokole davacı … taraf değildir. Dava konusu çekin keşidecisi, ve lehtarı (davacı) gerçek kişidir.
Çekte yer almayan ayrı tüzel kişilikleri bulunan şirketler arasındaki protokol ile dava konusu çeki hükümsüz kılmak mümkün değildir. Kaldı ki, bir an için bu protokol ile dava konusu çekin bağlantılı olduğu kabul edilse bile protokolün içeriği ve özellikle protokole dava konusu çekin “… 30.05.2005 keşide tarihli 300 milyar lira bedelli, … … keşideli, lehtarı … olan çeki, iade edeceği borcu karşılığı … … … İnşaat Taah.San.ve Tic.A.Ş’ne vermiştir…” denilmek suretiyle borcun ödenmemiş olduğu bedelsiz olmadığı, açıkça yazılmıştır.
Buradan sayın çoğunluk söz konusu protokolün davanın tarafların bağlayacağını kabul ediyor ise aynı protokol içeriğinde belirtilen borcunda ödenmediğini de kabul etmelidir.
Bu nedenlerle sayın çoğunluğun asıl davaya yönelik olarak verilen davanın reddine ilişkin bozma kararlarına katılamıyorum.
II. Birleşen aynı mahkemenin 2005/171 Esas, 2005/645 karar sayılı dosyasına gelince,
Bu davaya konu çek 30.04.2005 keşide tarihli 200.000 YTL bedelli keşidecisi … … (davalı), lehtar ciranta … Karamercan (davacı) cirantaları … … Çimento Nak.san.Tic.Ltd.Şti. ve hamil Finansbank A.Ş … Şubesi ve ibraz ile karşılıksız yazısı bulunmaktadır.
Burada söz konusu çeki takibe koyan davalı …’dir. O halde davacı hamil bankanın diğer davalılarla el ve işbirliği içerisinde olduğunu, kötüniyetli hamil olduğunu, bir başka deyişle meşru hamil olmadığını kanıtlama durumundadır.
Ayrıca hem davalı hamil banka, hem de diğer davalılar için asıl dosya için yazılan gerekçelerle sayın çoğunluğun bozma yolundaki görüşlerine katılamıyorum.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılamıyorum. 14.04.2008