YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10132
KARAR NO : 2009/3969
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … … ile davalılar vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … A.Ş.’ne kullandırılan krediye davalıların imzalarını taşıyan sözleşmeler ile kefalet ettiklerini, borçlu dava dışı şirketin borçlarını ödememesi nedeniyle kredi hesaplarının 08/01/2004 tarihinde kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan 2004/7728 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarından borçlu … A.Ş.’nin ortağı iken adı geçen şirketin borçlarına kefalet ettiklerini, daha sonra ortaklıktan ayrılarak 22/09/1999 tarihinde davacı bankaya ihtarname keşide ederek kefaletlerinin sona erdiğinin bildirildiğini, ihtar tarihi itibariyle … A.Ş.’nin davalı bankaya borcu bulunmadığını, ihtar tarihinden sonra kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacaklarını, diğer yandan davacı bankanın aynı kredi sözleşmelerine dayalı olarak İstanbul Asliye Ticaret 2. Mahkemesinin 2004/195 Esas sayılı davasında da kefalet sorumluluğunu talep ettiğini, dolayısıyla kefaletin mükerrer olarak talep edildiğini, bunun yasaya aykırı olduğunu, kredi sözleşmelerinde kefalet limitinin tespitine ilişkin hükümlerin geçersiz bulunduğunu, talep edilen temerrüt faizinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalıların itirazlarının talep ile bağlı kalınarak iptaline, takip tarihinden itibaren % 180 oranındaki temerrüt faizi ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davalıların kefalet limitinin imzalarını taşıyan kredi sözleşmelerinin 14. maddesi hükmüne göre tespitinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar savunmalarında kefalet imzalarını taşıyan sözleşmelere istinaden davacının talep ettiği kefalet sorumlulukları olan 150.000 TL’nin, aynı anda İstanbul Asliye Ticaret 2. Mahkemesinin 2004/195 Esas sayılı davasında da talep edildiğini, dolayısıyla mükerrer talepte bulunularak kefalet limitinin aşıldığını beyan etmişlerdir.Davacı 2004/7728 Esas sayılı takip ve takibe itiraz üzerine açılan 2006/431 Esas sayılı davada, davalıların imzalarını taşıyan 20.04.1992 ve 11/11/1996 tarihleri arasını kapsayan toplam 14 adet kredi sözleşmesi delil olarak ekleyerek davalıların 150.000 TL limitle sorumlu oldukları iddiasıyla talepte bulunulmuştur. Dosya içinde bulunan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/195 Esas sayılı davasının bilirkişi raporuna göre de; davalıların 150.000 TL kefalet limiti ile sorumlu oldukları beyan edilerek talepte bulunulduğu ve davanın devam etmekte olduğu anlaşılmakta olup, anılan davanın dayanağı kredi sözleşmelerinin iş bu davadakiler ile aynı olduğu görülmüştür. Kefil, borçtan imzasını taşıyan sözleşme ile kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur. Somut olayda davalılar hakkında aynı sözleşmelere istinaden hem İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/195 esasında ve hem de davamızda kefalet sorumluluklarının talep edildiği ve yukarıda açıklanan kuralın ihlal olunduğu yöndeki itirazın değerlendirilerek uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu yön dikkate alınmadan davalarda talep edilen alacak miktarları farklı olduğundan bahisle derdestlik ve mükerrerlik itirazının reddi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan davalılar borçlu … A.Ş.’nin ortağı iken adı geçen şirkete kullandırılacak krediler için 20.04.1992 ve 11/11/1996 tarihleri arasında düzenlenen sözleşmeler ile kefalet ettiklerini ve ortaklıktan ayrıldıktan sonra 22.09.1999 tarihli ihtarname ile de kefalet sorumluluklarının sona erdiğini bildirdiklerini, ihtar öncesi dönem için kullanılan krediler ödendiğinden kefalet sorumlulukları kalmadığını, bu tarihten sonra kullandırılan kredilerden sorumlu olmadıklarını beyan etmişlerdir.
Davacı bankanın takip ve davada talepte bulunduğu alacağı … A.Ş.’ne kullandırılan 09.04.2002 tarih, 163.053 USD bedelli teminat mektubu kredisinden ve teminat mektubunun 07/01/2002 tarihinde tazmin edilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı bankanın talepte bulunduğu teminat mektubunun hangi kredi sözleşmesine istinaden verildiğinin tespiti ile şayet davalıların imzalarını taşıyan sözleşmelere istinaden kullandırılmadığının belirlenmesi halinde, davalıların imzalarını taşımayan kredi sözleşmelerine istinaden bankanın borçlu şirkete kullandırdığı kredilerden dolayı kefalet sorumluluklarının bulunmadığı ve keşide edilen ihtarname kapsamında kefalet sorumluluklarının sona erdiği kabul olunarak davanın reddi gerekirken bu yöndeki itirazın da dikkate alınmamış olması isabetsizdir. ( 19 H.D. 27/09/2004, 1009 E-9280 K)
Ayrıca, temerrüt faizini, davacı bankanın kat tarihinde dava dışı kredi borçlusuna uyguladığı fiili akdi faiz belirlenerek, buna göre tespiti gerekirken davacı bankanın yasal nedenlerle … bankasına bildirdiği ve fiilen uygulanmayan temerrüt faizi oranının esas alınması da kabul şekli ile doğru görülmemiştir. ( 19 H.D. 18/12/2003, 20 E-12889 K- 19 H.D. 25/01/2001, 6697 E-578 K- 19 H.D. 23/10/2001, 2516E-6751K)
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.