YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10150
KARAR NO : 2009/5829
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında bulunan yakın arkadaşının apartman dairesini satması için 02.08.2004 tarihli (Konya 4.Noterliğinin ) vekaletname ile müvekkilini vekil tayin ettiğini, bu gayrimenkulun bir yıl içinde 65.000 YTL’dan satılması halinde 3.900 YTL komisyon ödeneceği hususunda davalı tarafla tellallık sözleşmesi imzalandığını ancak taşınmazın 3.kişiler tarafından sahte belgelerle satıldığını mal sahibi … …’ün bu kişiler aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını, taraflar arasındaki tellallık sözleşmesinin hükümsüz kaldığını müvekkiline imzalatılan bu sözleşmenin altının bono niteliğinde olduğunun sonradan anlaşıldığını girişilen takibin haksız olduğunu, davalı tarafın ticari defterleri incelendiği zaman da durumun anlaşılacağını ileri sürerek takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı …’ın diğer davalı şirketin yetkilisi olduğu, davacının iddiası konusunda elinde yazılı bir belgesi bulunmadığı, delil olarak davalının ve yetkilisi olduğu şirketin defter kayıtlarına dayandığı, defterlerin ibrazı için davalı tarafa kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, hal böyle olunca davacı tarafın iddiasının doğruluğunun kabulü gerektiği, yani takibin dayanağı belgenin tellalık ücretine karşılık verildiği sözkonusu gayrimenkulün sahte evraklara dayanılarak satımı nedeniyle davalı tarafın tellallık ücretine hak kazanamayacağı, belgenin bedelsiz kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne icra takibine konu edilen alacakla ilgili davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine davalı tarafın kötüniyeti nedeniyle %40 tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalılar vekili, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunmalarında belirtmiştir. Bono, sebepten mücerret borç senedi olduğundan dava konusu bononun sebebe bağlı olduğunu, ancak karşılıksız kaldığını iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı vekili, münhasıran davalı defterlerine dayanmamış olduğundan davalı tarafça defter sunulmamış olması … başına dayanın kabulüne gerekçe yapılamaz. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.