Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/10252 E. 2009/3768 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10252
KARAR NO : 2009/3768
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …ile davalı vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında cari hesap biçiminde yürütülen ticari ilişki gereğince tarafların gerçekleşmesi muhtemel bir ciro miktarı üzerinde anlaştıktan sonra belirlenen miktar kadar müvekkili tarafından davalı satıcıya çek ve nakit olmak üzere toplam 30.070 YTL ödeme yaptığını, davalının sadece 5.875.31 YTL’lik mal teslim ettiğini, müvekkilinin fazladan 15.760 YTL ödediğini ve elinde bulunan 4 adet çekin de bedelsiz kaldığını belirterek 4 adet çekle ilgili borçlu olmadığının tespitine ve fazladan ödenen 15.084.69 YTL’nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, çeklerin gönderilecek mal karşılığı avans olarak verildiğini iddia ederken davalı yan kambiyo senedine karşı ileri sürülen iddiaların aynı kuvvette delillerle kanıtlaması gerektiğini savunmuştur.
Çek bir tediye vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir.
Somut olayda, bu karinenin aksini iddia eden, bir başka ifadeyle avans olarak verilen çeklerin karşılığı malların verilmemiş olduğunu ileri süren davacının bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
Açıklanan bu husus mahkemenin karar gerekçesinde de değinildiği halde, daha sonra ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek davalı yanın mal teslimini kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.