YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10262
KARAR NO : 2009/728
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’ nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 01.04.1991 tarihli sözleşme uyarınca davalının baş bayiye uyguladığı fiyattan mal vermeyi kabul ettiğini, davalının 2004 yılında davadışı … Ltd.Şti. ile sözleşme imzalayarak bu şirkete başbayilik verdiğini, davalının başbayiye uyguladığı fiyattan mal vermeyerek vade ve fiyat yönünden farklı uygulama yaptığını, davalıdan 03.09.2004 tarihli ihtarla aynı koşullarla mal tesliminin talep edildiğini, davalının başbayi genel bayi ayrımı yaparak sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek davalının ürünlerinin başbayiye veriş fiyatından ve başbayiye uygulanan vade şartlarına göre tedarikine, fazla ödenen 500.000.000 TL’ nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada 8.652 YTL’ nin istirdadına, 500 YTL manevi tazminata karar verilmesini istemiş, ıslahla toplam 16.478.94 YTL’ nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında 1991 yılında imzalanan kira sözleşmesinin yenilenerek geldiğini, fiyat ayrımcılığı teşkil eden avantajlı fiyat uygulamasına son verildiğini, 01.02.2005 tarihli ve 201 sayılı ihtarla üretilen ürünlerin başbayi fiyatlarından değil, fabrika satış mağazası fiyatından verileceğini bildirildiğini, sözleşmeye aykırı davranışının söz konusu olmadığını, bu nedenle maddi ve manevi zarar talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna, BK’ nun 20.maddesine aykırı olmadığı, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle davacının 8751,56 YTL zarara uğradığı gerekçesiyle bu meblağın davalıdan tahsiline, sözleşmenin 8.maddesi hükmünün aynen uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının bütün, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dava bağımsız dava olma niteliğini devam ettirdiğinden bu davanın kısmen reddi halinde reddedilen miktar gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının bütün, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.