YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10305
KARAR NO : 2009/927
KARAR TARİHİ : 10.02.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin iki kardeş olduğunu ve fırıncılık yaptığını, davalıya sipariş edilen unlar karşılığı olarak düzenlenen 11.320.00 YTL’lik çekin davalıya verilmesine rağmen malın teslim edilmediğini ileri sürmüş ve çekin iptaline, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin müvekkilinin bulunduğu… Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde… Un San. AŞ.’nin davalı gösterildiğini, oysa tebligatın müvekkili… Un San. İşl. Tic. Ltd. Şti.’ne gönderildiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, esas yönden ise un tesliminin davacılara ait fırında depolamak için yeterli yer bulunmadığından dava konusu çekin arkasında cirosu bulunan … Fırıncılar Odası Başkanı …nun deposuna indirildiğini, hal böyle olunca davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece sözleşmenin ifa yeri … olduğu için yetki itirazı yerinde görülmemiş ve teslim olgusu davalı yanca ispatlanamadığından davanın kabulüne, davaya konu çek nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu çekin taraflar arasındaki un satışı nedeniyle düzenlendiği, tarafların kabulündedir. Ancak davacı çek karşılığında teslim edilmesi gereken malın teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı ise malın davacının talimatı üzerine çekte ciranta sıfatı bulunan dava dışı … nun deposuna teslim edildiğini savunmuştur.
BK’ nun 182/2.maddesi uyarınca “hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise satıcı ve alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftir.” Çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca dava konusu çekin kural olarak satışa konu unun teslimi nedeniyle oluşan borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki karinenin aksini iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacı taraftadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.