YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1044
KARAR NO : 2008/3745
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirket vekili, davalılardan …’in bir dönem müvekkili şirkette ortak ve müdür olduğunu, 19.04.2004’te hisselerini diğer ortak … ile dava dışı …’a devrederek şirketten ayrıldığını; ortaklık döneminde müvekkili şirket müdürü …’in güvene dayalı olarak bu davalıya imzalı boş çekler verdiğini, adı geçen davalının bu çeklerden birisini sonradan doldurarak ilk ciranta sıfatıyla diğer davalı …’ya ciro ettirdiğini; çek hesabının bulunduğu banka ve şubesiyle yaklaşık üç yıldır çalışılmadığını, davalı …’le aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, çekteki yazıların hiç birinin …’e ait olmadığını, diğer davalı …’in takipte borçlu gösterilmediğini ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …’ya ilanen tebligat yapılmış; adı geçen yargılamaya katılmamıştır.
Diğer davalı … vekili müvekkilinin şirket hisselerini dava dışı ortaklar … ve …’a devrettiğini, devir bedelinden bakiye kalan alacak için …’in takip ve dava konusu edilen çeki müvekkiline verdiğini, müvekkilinin hamiline yazılı çeki borçlu bulunduğu diğer davalı …’e verdiğini ve adı geçenin çekin karşılıksız olduğunu öğrenmesi üzerine bedeli nakit ödeyerek çeki geri aldığını, davacı yetkilileri ile yapılan görüşmeler sonuçsuz kalınca icra yoluna başvurulduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı yanın çekteki imzayı inkâr etmediği, bedelsizliği kanıtlama yükü üzerinde bulunan davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın kabulüne, davalı … hakkındaki davanın reddiyle, bu davalı yararına % 40 oranında tazminata karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … savunmasında dava konusu çeki dava dışı … ve …’a devrettiği şirket hisselerinin bedeli olarak aldığını beyan etmiştir. Hisse devri için noterlikçe düzenlenen resmi senetlerde bedelin nakden ve tamamen alındığı yazılmıştır. Öte yandan çeklerin keşidecisi de adı geçen şahıslar değil, davacı şirkettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mevhum şahıs olduğu ileri sürülen diğer davalı … hakkında yeterli incelemenin de yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.