YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10506
KARAR NO : 2009/6642
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :31.12.2007
Nosu :75-237
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının 10.000.000.TL bedelli bonoyu tahrifatla 10.000.000.000.TL bedelli hale getirerek 5.000.000.000.TL üzerinden icra takibi yaptığını,tahrifattaki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerinin davalıdan mal almadıkları halde bonoda malen kaydı bulunduğunu beyan ederek müvekkillerinin bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılara 10.06.2003 tarihli 10.477.300.000.TL bedelli faturada belirtilen malları sattığını, nakliye bedeli ile borcun 11.777.300.000 TL’ye ulaştığını, davacıların borçlarının 1.000.000.000.TL’lık kısmını çekle ödeyip kalan borçları için de davaya konu 10.000.000.000.TL bedelli bonoyu verdiklerini, malların bir kısmını iade etmeleri üzerine borçlarının 5.000.000.000.TL’ye düştüğünü, müvekkilinin de bu miktar üzerinden icra takibi yaptığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında mal alım satımı ve iadesi konusunda ticari ilişkinin mevcut olduğu, senedin de davalıya bu amaçla verildiği, davacıların davalıya 567.20 YTL borçlarının kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,davacıların davalıya icra takibine konu bonodan dolayı 567.20 YTL borçlu olmadıklarının tespitine, bononun bu miktar dışındaki kısmının taraflarla sınırlı olmak üzere iptaline, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, davacıların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.170.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin davacılar yönünden mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.