Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/10541 E. 2009/3206 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10541
KARAR NO : 2009/3206
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı- davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılardan … ve vek. Av. … ile diğer davalı ve dahili davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl dava davacının keşideci eşi davalı …’ın lehtarı bulunduğu 13/08/2003 tanzim, 23.09.2004 vadeli 10.000.000.000 TL’lik ve 25.07.2002 tanzim, 23.09.2002 vadeli 10.000.000.000 TL’lik iki bononun boşanma davası açıldıktan sonra bir araya gelmek için teminat amaçlı olarak düzenlediği bononun arkasında şarta bağlı teminat olaraK verildiğinin belirtildiğini, bu nedenle bonolarla borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Birleşen davada ise … vekili, …’ın müvekkilinin bonolardan doğan alacağını engellemek için …’e muvazaalı olarak borçlandığını ve takip yaptırdığını, …’in takipten sonra alacağını …’e temlik ettiğini belirterek …’in yaptığı icra takibinin ve hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davadaki bonoların eş davalı …’ye haksız boşanmanın gerçekleşmesi halinde ödenmek üzere düzenlendiği ve şarta bağlı olarak verildiği, öte yandan B.K.’nun 20. maddesi gereği ahlaka aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğu, birleşen dava yönünden davacının İİK’nun 277. maddesi gereği muvakkat yada kat’i aciz vesikasını ibraz edemediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının davalıya bonolarla borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dava davacısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, bu davanın davacısı …’ın birleşen davaya konu edilen bonoda ve icra takibinde bir sıfatı (keşideci, lehtar vs. gibi) bulunmamaktadır. Davacı ancak kendisinin alacağının etkilenmesi durumunda düzenlenecek sıra cetvelinden sonra muvazaa iddiasına dayalı dava açabileceğinden birleşen davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değilse de, sonucu itibari ile doğru olan hükmün HUMK.’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı … ile birleşen davanın davalısı … ve … yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, …’dan alınarak, anılan kişilere ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.